| Logoyu bir fMRI makinesine yem etmek!

Bu ay The Brand Age’te yer alan “Bir cinayetin azmettiricisi olmamak için!” başlıklı yazımdan birkaç paragrafı buraya taşıyorum:
Şimdi, bu tehlikeli iddianın önünde durmazsak, zaten bir sürü abuk logonun her gün arz-ı endam ettiği memleketimizde bir sürü yeteneksiz adamın eline korkunç bir koz vermiş oluruz: “Yahu, logo zaten can çekişiyor, siz ise işin kılına tüyüne takılıyorsunuz!”
...
Anlaşmalı göstergelerin önemli özelliği, zihnin, başka taraflara kaçmadan, doğrudan kavrama yönelmesini sağlayabilmesidir. Çünkü, işaretle ilgili net bir kitlesel uzlaşım söz konusudur. Logo da böyledir, doğrudan markaya yönlendirir. Özgünleştirme çabaları ise, bu süreçte, yine zihnin sağa sola kaçmasını engellemeye, süreci güvence altına almaya yöneliktir.
Marka ismi nasıl ses estetiğine ihtiyaç duyarsa (phonoaesthetics), tasarladığımız logo da aynı ölçüde görsel estetik (visual aesthetics) ölçütlerine ihtiyaç gösterir. Bunlar, işitsel ve görsel kodların nitelikleri olarak kalmaz, aynı zamanda kodların gönderdiği kavramlarla ilgili karineler de oluşturur, yani kavramı da etkiler.
Lindstrom’ın iddiası, dolaylı işaretlerin, dolaysız ve doğrudan bir işaret olan logodan daha önemli olduğu görüşünde odaklanıyor. Hatta öldürmekten söz ettiğine göre, onun için logonun işaret olma değeri bile yok! Bu abartılı iddia, Lindstrom’ın gerçekten değer verdiğim külliyatını da lekeleyebilecek bir nitelik taşıyor. Benim kendisine tavsiyem, binlerce yıldır gözlemlenen sonuç ve olguların ortaya koyduğu gerçekleri bir fMRI makinesine yem etmeden, araştırmalarından çıkan verileri yeni bir paradigmayla yeniden değerlendirmesidir. Bir cinayetin azmettiricisi olmamak için!..































3 YORUM:
Sevgili Selim,
Lindstrom'u bilmiyorum. Sizin mesleğin de çok uzağındayım. Bu durumda, söz söyle hakkım varsa eğer .. Diyeceğim ki;
Şiirdeki İmge,her zaman düz "söz"den "daha fazlası" demek değil mi ?
Lindstrom, göstergenin doğrudan işaret ederek, onu, (ürün,kurum, kişi, şey)şimdiki haliyle, şimdiki nitelikleri ile birlikte sabitleştirmesi yerine, değişen durumları ve onun değişen niteliğini de gözeterek, logonun her zaman onu işaret edebileği bir şeyden söz ediyor olabilir mi ?
Selim Bey Merhabalar,
Biz yeni bir oluşum için logo ve marka çalışması yapmaktayız.Daha çok yeniyiz ve öğrenecek çok şeyimiz var.
Sözün özü;biz markamıza logo yapmalı mıyız,yoksa yapmamalı mıyız?
Saygılar
Tamda bir logo çalışırken şöyle bir etrafıma bakmak istedim yazınız süratle gözüme çarptı. Ben düşüncelirimi nasıl görsellestiririm ...izleyenler (çalıştığım logoların) yada istanbulun yada binyılar öncesini kokusunu duyabilirlermi çalışmalarımda diye düşünürken logo'nun ölmesi fikri ölüm acısı gibi düştü içime... zamanımın çğunu bu anlamda çalışmalarla geçirdiğim için mesleki ve hayati bi tehlike içinde hissettim kendimi...
Her şeyi elma ile ilişkilendirerek eliştiriyoruz ya bende öyle yapmak istiyorum şimdi... yaşam üstünde formlar olmasa biz objeleri belirli formlara sokamasaydık ne acıki yeryüzü hiç bir şeye sahip olamazdı.Elmanın şekli bir logodur bence ve doğadaki ve yaşamda ki herşeyde öyle... logoyu hiçlemek yaşamı reddetmek gibi bence ... ne ile tanımlayacagız o zaman işlerimizi ...o zaman fontlarıda reddedim herşey düz ve süt liman böyle bi yaşam düşünemiyorum...vee
Sayın,Martin Lindstrom'a şiddetle Marguez 'in yÜzyılık yanlızlık kitabını tavsiye ediyorum... eşyanın işlevini ve adını unutan insanlar üzerlerine yazıyorlar her şeyi ve bir süre sonra okuyup yazmayıda unutuyorlar... okudugumda çok etkilenmiştim...algıyı oluşturan formları grafikden kovup yerine ne koymak istiyorlar acaba??
demişdim diğer yazınıza
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home