| Markanın meşruiyet çizgisi
Markanız pazarın dar bir segmentine yönelmiş olsa bile, çok geniş bir kitle tarafından biliniyor, tanınıyor olması gerekir. Bu sağlanamazsa, o dar segmentte de başarılı olma şansı çok zayıftır.
Marka olgusu, "toplumsal"dır. Markayla ilgili olarak, bireylerin kişilik özelliklerinin daha çok dikkate alınması ve “kişiselleştirme” çabalarının artması yönündeki eğilim, başka bir konudur.
Daha önceki bir yazıda konuya kısaca değinmiştim:
“Markanın gerçekten marka olabilmesi için önemli koşullardan biri, sadece Ali Bey’in o markayı biliyor ve beğeniyor olması değil, aynı zamanda Kerim Bey tarafından da biliniyor ve beğeniliyor olduğundan emin olmasıdır. Yoksa 'o saate o kadar para verilir mi, kardeşim?'
Bir marka hakkındaki en ölümcül durum, bir yerde adı geçtiğinde, birinin o marka için ‘O da nedir?’ diye sormasıdır.”
Markayla ilgili olarak, aynı zamanda "meşruiyet algısı"nı sağlayan, "markanın herkes tarafından biliniyor olmasının bilinmesi" durumudur.
Markanın yüksek bilinirlik oranı ve herkes tarafından biliniyor olduğunun bilinmesi... Ben buna “markanın meşruiyet çizgisi” diyorum. Bu çizgiyi atlamak şarttır, ancak elbette yeterli değildir.



















1 YORUM:
çok güzel bir çalışma
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home