Markethink ya da Farkethink!

Gözümüz rengi ve formu, kulağımız sesi, dilimiz tadı, burnumuz kokuyu ve parmaklarımız dokuyu algılamamızı sağlar. Bugünün uzaktan iletişim teknolojisi henüz gözümüzü ve kulağımızı besleyebilen yeteneklere sahip olmasına rağmen onun kitlesel yanı hepimizin işini kolaylaştırıyordu. Oysa üç duyunun devre dışı kaldığı, diğer ikisinin ise ancak aracı medyumlar yoluyla alıcı pozisyonuna geçtiği bir iletişim holistik bir algı yaratamazdı. Duyusal markalama, hem tüm duyuları aynı anda harekete geçiren hem de temasın sağladığı sıcaklığı keyifli bir deneyime dönüştüren imkânlarla konvansiyonel yaklaşımların eksikliğini ve yetersizliğini gözler önüne seriyor. Uğur Batı, bir iletişim profesyoneli olarak elde ettiği birikimi bir akademisyen uzmanlığı ve duyarlılığıyla harmanlayarak bu alanda yepyeni ufuklar açıyor hepimize. (A. Selim Tuncer)

Bir Reklamcıdan Tüyolar...

Pazarlama sürecini satış süreci sanan, B2B terimini hâlâ İnternet üzerinden satış süreci olarak bilen, marka ve ürün arasındaki farkı anlamayan, markanın iletişiminin sadece reklam olduğunu iddia eden, sosyal medyayı kurtarıcı olarak gören, çalıştığı diğer firmaları kendisinin kölesi olarak algılayanlar, eğer iş hayatları ile ilgili yenilikleri ve doğruları öğrenmek istemiyorlarsa bu kitabı okumasınlar!

İsmin Marka Hali

Jack Trout'un dediği gibi, alabileceğiniz en önemli pazarlama kararı bir ürüne ne ad vereceğinizdir. Yanlış bir marka ismi, markanızın yaşam eğrisi boyunca onun yakasını bırakmaz, doğru bir marka ismi ise markanızın her adımda kaldıracı olur. Duygu Phillips’in Türkiye’de bir ilk olan çalışması, bir yandan doğru marka ismi yaratma konusunda rehberlik yaparken diğer yandan da konunun bir kitap boyutuna taşınacak kadar önemli olduğunun altını kalın çizgilerle işaretliyor. Bu kitap; iş dünyasının, marka yaratıcılarının, pazarlamacı ve reklamcıların ellerinden düşürmemeleri gereken bir rehber...

Pazarlama Bi’Tanedir!

"Pazarlama Bi'Tanedir!" alışılmışın dışında bir pazarlama kitabı. Pazarlamanın adını duyan, biraz tanıyan, onu daha derinden anlamak ve daha kapsamlı kavramak isteyenlere sesleniyor. Pazarlama, az ya da çok, bir şekilde, herkesi ilgilendiriyor. Mesleği, alanı, konusu, müşterisi kim olursa olsun, işini iyi yapmak ve işinde başarılı olmak isteyenler, pazarlamaya bakıyor, pazarlamaya sarılıyor, ondan destek bekliyorlar. Kitapta tanıtılan yüzlerce pazarlamadan bir bölümü, farklı alanlardaki uzmanlıkların pazarlamayla birlikteliğinden, bir bölümü de pazarlamayı daha farklı uygulamak arayışları sonunda ortaya çıktı, gelişti. Gelecekte yeni uzmanlıklarla buluşmalarından yeni yeni pazarlamalar doğacak.Bir işi ve bir uzmanlığı olan herkes, bu kitapta kendisini düşündüren, ilham veren, harekete çağıran bir şeyler bulabilecek. (Tanıtım Bülteninden)

Reklamın Dili

Uğur Batı’nın yeni çıkan kitabı Reklamın Dili, özgün ve geniş içeriği, aynı zamanda konuya yaklaşımı açısından Türkçe reklam yazınına önemli bir katkıda bulunuyor. Kitap temelde reklamda etkileme, okunabilme, tanınma, anımsanabilme ve iknanın gerçekleşmesine ilişkin tüm mekanizmaları ele alıyor. Yazar kitabında, reklamın öğeleri olan görsel ve sözel metinler, grafik ve tasarım, başlık, slogan ve gövde metin gibi unsurları; reklam dilinin sosyo-psikolojik boyutunu ifade eden mizah, star stratejisi, korku, cinsellik gibi duygusal mesaj biçimlerinin kullanımını örneklerle açıklıyor. Reklamlarda kullanılan cümle yapıları, kelime türlerinin kullanım ağırlıkları, reklamcıların iletileri farklı amaçlara göre nasıl yapılandırdıkları, kısacası Türkçe reklam dilinin temel repertuvarı, orijinal bir araştırmayla ortaya koyarken, göstergebilimsel bakış açısı da kitapta söz konusu ediliyor. Kitapla ilgili yazıma bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Bilinçaltının şifreleri ve kültür kodu

Daha önce “Toplumun kültür kodlarını bilmeden pazarlamaya mı soyunuyoruz?”, “Kültür kodlarını bir kez öğrendiğinizde artık baktığınız şeyin aynı şey olmadığını göreceksiniz” ve “Kültür kodu, şifreli bir kilit gibidir...” başlıklarıyla, hakkında, bazı bölümlerden kısa çeviriler de içeren üç yazı yazdığım ve bu sütunda tanıttığım Dr. Clotaire Rapaille'in The Culture Code adlı kitabı FGP Yayıncılık tarafından Türkçe'ye kazandırıldı. Kitap yayınevi tarafından şöyle tanıtılıyor: Niçin dünya üzerindeki insanların kişilikleri birbirinden farklıdır? Kişilerin yaşamı, neyi satın alacakları, hatta kime aşık olacakları nasıl belirlenir? Bütün bunların cevapları kültür kodlarında gizlidir. Dr. Clotaire Rapaille tarafından kaleme alınan "Kültür Kodu”, kişileri ve toplumları yönlendiren kodların tanınmasına, açıklanmasına ve kullanımlarına ilişkin bilgiler vermektedir. Pazarlama ve reklamcılıkla ilgilenenlerin ötesinde, kendi kişiliğini, çevresini, ülkesini ve dünyayı anlamak isteyenler için de bulunmaz bir kaynak oluşturmaktadır. Dr. Rapaille, kariyerine akademisyen / araştırmacı olarak başlamış bir psikolog; ardından da, çalışmalarını, Fortune 100 şirketlerinin 52 tanesinde (Procter & Gamble, IBM, Chrysler, Ford, Boing, AT&T, Unilever, Disney, Pepsi, Philip Morris, Dior, Nestle, Visa vs.) uygulamaya koyarak danışmanlık alanında ün kazanmış bir pazarlama uzmanıdır. Daha önce akademik dünyada üzerinde çalışmakta olduğu ‘archetype'ler kavramını, üç aşamalı beyin fikri ile birleştirerek pazarlama dünyasına yeni bir kavram sunmuştur. Bu senteze göre, her ulus, kültürü içinde yer alan belli kavramlara çok değişik çağrışımlar (kodlar) yüklemektedirler. “Bilinçaltının şifre kırıcısı” olarak da anılan Clotaire Rapaille, ürünlerin ve müşteri davranışlarının bilinçaltı şifrelerini çözen bir otorite. 25 yıldan beri insan beyninin nasıl çalıştığını araştırmaktadır.

İnternet Çağında Kurumsal İletişim

Ebru Uzunoğlu, Ferah Onat, Özlem Aşman Alikılıç, Sinem Yevgel Çakır’ın ortak kitabı... Sanal dünya, kurumların kendilerini yansıtmaları için sağladığı pazarlama iletişimi olanaklarının yanı sıra, bilginin doğruluğunun denetlenememesi ve kontrolsüz yayılma hızı nedeniyle, kurumları krizlere sürükleyen tehditlerle dolu bir ortam haline de gelebiliyor. Halkla ilişkiler ve reklamcılık uzmanı dört akademisyen tarafından yazılan bu kitapta, kurumların sanal dünyada var olma gerekliliği dile getirilirken, kurumların pazarlama iletişimi stratejilerinde sanal dünyadan nasıl yarar sağlayabileceklerine dair öneriler, uygulamalı örneklerle sunuluyor. (Tanıtım Yazısından)

Fax, Taxi & Sex

Adnan Algın’ın kitabı: Fax, Taxi & Sex | Espassız Sayıklamalar... “Enginarın cinsel performansı arttırdığını biliyor muydunuz? Bilmiyor muydunuz? O halde, bir "redaktör"ün her tür metne performans arttırıcı bir etki yaptığını da bilmiyorsunuz! Bu kitap, reklam sektörünün "arka bahçe"sinde arkasını hayata ve sektöre dönmeyen, "kötü adam"lığı gönüllü kabullenmiş bir mesleğin temsilcisinden; "reklam dünyası"na, işi "iletişim" olan kişi, kurum ve kuruluşların Türkçeyi "Türkilizce"ye döndürme, Türkçenin defterini dürme sorumsuzluğundan, aymazlığında serpilen "pop"üler snobizmin tanrılarının doymak bilmeyen iştahlarına mütevazi bir "duruş"tur. Belki de, "esas duruş"tur. Ballı çiğköfteden, çilekli bamyadan tiksinmeyenler ve kendisiyle yüzleşmekten korkmayanlar için... Talan edilmiş ömrümüzün "dil"ine bir "redaktrö"nün meraklı gözünden tanıklık etmek isteyenlere biçilmiş içli bir kaftan...” (Tanıtım Bülteninden)

Şimdi Reklamlar...

Müge Elden, Özkan Ulukök ve Sinem Yeygel tarafından kaleme alınan ve Ağustos 2008’de üçüncü baskısı yapılan Şimdi Reklamlar’ın, her reklamcının kütüphanesinde bulunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Pazarlama iletişimini yalın ve bütüncül bir yaklaşımla ele alan kitabın arka kapak yazısından: “Şirketlerin reklam amaç ve stratejilerinin, sahip oldukları genel pazarlama amaçlarına uygun olarak planlanması gerekliliği, değişen çevre koşullarının etkisiyle farklılaşan pazar yapısı ve pazarlama anlayışının tüketici yapısında yarattığı değişim, şirketler için müşterinin kazandığı önem, reklam anlayışında da yeni bakış açılarının doğmasına yol açmıştır. Ayrıca, şirketler için önemli bir maddi gider unsuru olan reklamın istenen etkiyi yaratabilmesi için reklam ve pazarlama arasındaki yalın ve birbirini tamamlayan bağların yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.”

Toplumların kültür kodları ve pazarlama

Toplumlar, çeşitli olgu ve olaylar karşısında niçin farklı davranışlar sergilerler? Yerken, içerken, alışveriş yaparken, konuşurken, severken, kısacası yaşarken neden her toplum birbirinden ayrılır? Bunun cevabı toplumların kültür kodlarında gizlidir. The Culture Code, antropolog ve pazarlama uzmanı Clotaire Rapaille’in, milletlerin kültür kodlarının çözümü için ilk kez kendisinin uyguladığı “keşif seansı” yöntemini aktardığı ve bu kodların çözümünün pazarlama için önemini vurguladığı bir kitap…

Uluslararası ilişkilerde ince güç

Harvard Üniversitesi profesörlerinden Joseph S. Nye, “Soft Power, The Means to Success In World Politics” adlı kitabında uluslararası ilişkilerde “ince güç” kuramını ortaya atıyor. İnce güç (soft power), bir ülkenin dış politikada kaba güç (hard power) kullanmaktan çok, çekim gücüyle hedeflerine ulaşmasını tanımlar. Ülkenin ince gücünü sağlayan şey ise o ülkenin kültürü, ideolojisi ve politik fikirlerinin çekiciliğidir. [YORUM]

Zenginlik Devrimi

Toffler’lar, Alvin Toffler ve Heidi Toffler, oldukça mantıklı tahmin ve önerilerle, zaman, alan ve bilgi olarak ekonominin "derin esasları"nda ortaya çıkan kaosa bir düzen getirmeye çalışıyor, "bilgi ekonomisi"nin endüstri çağı devlet kurumlarını nasıl hızla geride bıraktığını ve demode hale getirdiğini gösteriyorlar. Toffler çiftinin "zenginlik devrimi" mantrası, bu kaosta servetler yaratılabileceğini ve gelecekte para dışı "tüketen-üretici" ekonomisinde bir patlama yaşanacağını, gönüllü çalışmaların artacağını, hayatımıza kimlik ve kredi kartı bilgilerimizi içeren parmak izi çiplerinin gireceğini vurguluyor. (Arka kapak)

Bütünleşik pazarlama iletişimi yönetimi

Pazarlama iletişimi, sanıldığı kadar karmaşık bir kavram değil. Sadece geniş kapsamlı bir alan. Belki karmaşık algılanmasına neden olan, içine girildikçe yeni açılımlarla karşılaşılması. Prof. Dr. Yavuz Odabaşı ve Yrd. Doç. Dr. Mine Oyman'ın akademik yaklaşımlı bu kitabı, pazarlama iletişimi alanında rahatlıkla ilerlemenizi sağlayacak bir referans kitabı niteliğinde. İletişim kavramından başlayarak pazarlama iletişimine, pazarlama iletişiminden bütünleşik pazarlama iletişimine giden yolda her işaretin tanımı ve anlamı, deyim yerindeyse doğru kullanım kılavuzu ile birlikte ele alınıyor. (Arka kapak)

Markanın “meşruiyet” çizgisi

Markayla ilgili olarak, aynı zamanda "meşruiyet algısı"nı sağlayan, "markanın herkes tarafından biliniyor olmasının bilinmesi" durumudur. Markanın yüksek bilinirlik oranı ve herkes tarafından biliniyor olduğunun bilinmesi... Ben buna “markanın meşruiyet çizgisi” diyorum. Bu çizgiyi atlamak şarttır, ancak elbette yeterli değildir. [BAĞLANTI]

Reklam, galiba sanat değildir.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, reklam yaratımı tabii ki "sanatkârâne" bir "iş" olmalıdır. Bunda şüphe yok. Ancak reklam, galiba "sanat" değildir. Sanat; insanın insanla, insanın evrenle ve insanın aşkın olanla ilişkisini sorgulama ve eşyanın (obje) ardındaki gerçeği (truth, hakikat) ve anlamı arama eylemidir aynı zamanda… Reklam ise eşya için yapay bir “hakikat” ve “anlam” yaratma işidir. Böyle baktığımızda da ona, belki “tersinden sanat” diyebiliriz. [BAĞLANTI]

Ruh hali!

Hedef kitlenin "ruh hallerini" dikkate almak bilimsel bir tutumdur, ancak kendi "ruh halimize" teslim olmak aynı şekilde irrasyoneldir. [BAĞLANTI]

İletişim kodları

Basit ifadesiyle iletişim, belirlenen mesajın, hedef kitlenin açabileceği kodlara dönüştürülmesi ve bu kodların iletişim mecralarıyla iletilmesidir. Bu kodları belirlerken hedef kitleyi göz önünde bulundurmazsanız kodlamalarınız hep kod olarak kalabilir. Bilgisayarınızda sıkıştırılmış bir "zip" dosyasını açacak yazılım yoksa, o dosyanın içeriğine asla ulaşamazsınız. Farklı hedef kitlelerin farklı "expander"lar kullandığını bildiğimize göre, değer yaratacak farklılıklarımızı ortaya çıkarmak için içeride yapacağımız "değerler envanteri" çalışmalarının yanında, hedef kitle segmentlerinde yapacağımız çok ciddi analizler de aynı ölçüde önemlidir. [BAĞLANTI]

Entelektüel sermaye...

Ekonomi tarihine bir göz atacak olursak, "finansal sermaye"lerinden çok, "entelektüel sermaye" birikimlerini kullananların başarılı olabildiklerini çok net bir biçimde görürüz. [BAĞLANTI]

“Marketing is power, soft power...”

Bana göre “kaba güç”, şirketin finansal ve fiziksel büyüklüğünü (servet), satış örgütü ve araçlarını, ulaşma ve penetrasyon yeteneklerini, pazar üzerindeki çeşitli baskılarını, ölçek ekonomisi ve düşük maliyet liderliğini (şiddet) ifade ederken “ince güç”, entelektüel sermayesini, inovasyon becerisini, farklılaştırabilme imkanlarını, marka değerlerini, dünya görüşünü, tüm pazarlama ve iletişim yeteneklerini (bilgi) ifade eder. [BAĞLANTI]

Yazı

Grafik tasarımı demek her şeyden, her şeyden önce yazı demektir. Ve yazı, Macintosh’unuzun (ya da PC, her neyse) insafına ve kabiliyetine bırakılmayacak kadar önemli bir konudur. [BAĞLANTI]

Maslow’un piramidi

Bir ürün, işlevsel özelliği itibariyle, insanın, en alt basamağı oluşturan temel içgüdüsel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayabilir. Ancak “markalaşma” için gözümüzü piramidin yukarılarına doğru dikmemiz gerekir. Ve marka değerlerinin tümünün bu piramidin bir yerleriyle. bir basamağıyla mutlaka ilişkisi vardır/olmalıdır. [BAĞLANTI]

Reklam yapmayın!

Şu “reklam yapma” deyimini öncelikle ve kesinlikle lügatimizden çıkarmamız gerekiyor galiba. “Reklam yapmayacağız da ne yapacağız?” sorusu kafaya dank edince “öncelikle ne yapılacağı” ile ilgili hayati cevapları bulmak mecburiyetinde kalırız da, belki işler şirazesine oturur. [BAĞLANTI]

Her marka bir uygarlıktır

Ünlü tarihçi Arnold Toynbee, uygarlıkların oluşması ve gelişmesi için “göğüslenebilir bir meydan okuma” faktörüyle karşı karşıya gelmelerinin şart olduğunu söyler. İklimler, bitki örtüsü, komşu toplulukların baskıları gibi etkilerin göğüslenebilir tehdidi olmadan bir uygarlığın doğması mümkün değildir. Uygun bir havza ya da vadi, göğüslenebilir doğa koşulları ve yine komşu rakiplerin göğüslenebilir şiddetteki tehdidi, göğüslenebilir bir iklim yapısı, uygun bitki örtüsü olmadan bir markanın doğup, büyüyüp, gelişip serpilmesine imkan yoktur. Bu gögüslenebilir tehditler, marka için hem muharrik güç hem de beslenme kaynağıdır. Ancak bu koşullar ve bu şiddet söz konusu olduğunda, uygarlıklar gibi çevreye ışığını yansıtabilen markalar yaratılabilir. [BAĞLANTI]

Piç!..

“No-name” bile markadır, ama “private label” üreticiyle perakendecinin ortaklaşa peydah ettiği bir “piç”tir. Cefasını üreticinin çektiği, sefasını perakendecinin sürdüğü... [BAĞLANTI]

Cin fikir, hin fikir!

İletişimde, olumlu etkiyi artıracak ve hayranlık uyandıracak zeka parıltılarına ihtiyaç vardır, “cin fikir”lere değil. Tek başına “zeka” da yetmez, “zeka”nın mutlaka yaratıcılığın şefkatli kollarına teslim edilmesi gerekir. “Cin fikir”, “hin fikir” demektir. Yani kurnazlık... “Kurnazlık” kandırmaya, “zeka” ise kazanmaya odaklıdır. [BAĞLANTI]

Neyin iletişimi?

İletişim yatırımına başlamadan önce “ne”yin iletişimini yaptığınızı tekrar gözden geçirin. Tekrar tekrar! [BAĞLANTI]

Don Quijote ve kapitalizm...

Kapitalizmin doğuşuyla ilgili en keyifli yorum; sermaye birikiminin öncelikle feodal ilişki biçiminin içinde yer alan değirmenler, şaraphaneler gibi merkezlerde oluşmaya başladığı, buna karşılık şövalye ruhunu ve feodal ahlakı savunmak üzere Cervantes'in Don Quijote'u buralara saldırttığı ve sonunda feodalizmin, kapitalizmin yeldeğirmenlerine yenildiğidir. [BAĞLANTI]

İyilik güzellik...

Yine hep şunu söylerim: Ne söylerseniz söyleyin, reklamın, doğruluk dışında, iki temel özelliği de barındırması şarttır; estetik ve etik. Yani reklam (Eskimiş reklam kavramı yerine siz beğendiğinizi koyun, yargı değişmez.) hem güzel hem de iyi olmak zorundadır. İnsanlığın en ilkel ve en temel terazileridir bunlar. Hatta iyilik ve güzellik, “neyi nasıl söylediğiniz”i belirlemek yanında, zaman zaman “ne söylediğiniz”in kendisi de oluverir. Yani bizatihi asıl mesaja dönüşür. [BAĞLANTI]

Pazarlama ve demokrasi...

Pazarlamayla demokrasi arasında organik bir ilişki söz konusudur. Pazarlamanın ön koşulu demokratik bir siyasi rejim ve demokratik piyasalardır. Diktatörlüklerin ve totaliter rejimlerin hüküm sürdüğü yerlerde pazarlama yoktur. Demokrasilerin çoğulcu ve katılımcı bir yapıya evrildiği 21. yüzyılda piyasaların aynı ölçüde çoğulcu bir yapı kazandığını söylemek bence doğru olmaz. Toplumlar, en azından kuramsal olarak ve zihnen çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiyi benimseme eğilimi taşırken, piyasaların, hâlâ “çoğunluk demokrasileri”nin tahakkümcü ve çoğunluk sultasına dayanan “güc”ünü elinden bırakmamak için direndiğini söylemeliyiz. [BAĞLANTI]

Dikkat çekmek!

Herhangi bir marka için, adamın birinin arkasını bize dönerek pantolonunu aşağı indirip kameraya doğru eğildiği bir reklam filmi yapsak ve bunu TV’lerde bir gece sınırlı frekansta göstersek ertesi gün tüm Türkiye bu markayı konuşmaz mı? Ne kadar dikkat çekici ve çarpıcı değil mi? Tabii bir sonraki gün de ortada marka falan kalmaz. Hatta marka yöneticisinin “Ama bana dikkat çek demişlerdi!” şeklindeki savunması da çok dikkat çekici olur. [BAĞLANTI]

Estetiği değerlendirme kriteri

Hiçbir tüketici maruz kaldığı bir ambalaj dizaynını kritize etmez. Dizayn estetiğinin etkisi gayri iradidir ve insan zihnindeki kodlamalardan bağımsız değildir. Bu kodlamaları zihnimize kazıyansa temelde doğadır. Hem dünyaya gelmeden önce doğadır hem de dünyaya geldikten sonra duyularımızla algıladığımız doğadır. Uzmanlığı grafik dizayn olan bir tasarımcı, doğadaki renk ve leke değerlerini, perspektif ve derinlikleri, denge ve oranları beyninde harmanladığı bir iş haline getirmiştir. Başarılı bir tasarımcı için yetenek şarttır, ancak eğitimsiz olmaz. Uzmanlığı bu olmayan ve yaratılmış bir grafik eseri değerlendirme konumunda bulunan kişilerde gayri iradi ve insiyaki etki kaybolur, zihnindeki kodlamalar radyasyona maruz kalmış bir elektronik cihaz gibi sapıtır ve saçmalar. Bu alandaki kantitatif ve kalitatif araştırma sonuçları da bu bakımdan kirlidir. Oluşan parazit etkisinden kendisini ancak uzmanlar koruyabilir. Bu çalışmaları satın alanların çok önemli bir çoğunluğunun uzmanlığı o yönde olmadığı için böyle bir durumda “kriter” de yok demektir. Böylece de geriye, iş yaptırılan kurum veya şahsın güvenilirliği kalmaktadır. [BAĞLANTI]

MARKETING TURKIYE’DEN
Bu kuşakta olmayacak

GÜVEN BORÇA

Şimdiki kuşak gazetecilerle de bizim konular hak ettiği gibi gündeme gelemeyecek çünkü medyada ya kur-faiz konuşuluyor ya laiklik. Bir de değerlerimizi allak bullak eden magazin. İş stratejisi ve mikro ekonomik konular ekonomi sayfalarında hala bir yer alamıyor. [BAĞLANTI]

Kafalar mı karışık, kelimeler mi?..

ALİ SAYDAM

‘Değer’ de bu bağlamda en çok kafa karıştıran kavramlardan biridir. İki kavram sık sık yer değiştirir: Biri ‘kültür’ diğeri ‘kıymet’... Ne hikmetse Türkçe’de ve iş dünyasında bu üç kavram birbirinin içine geçmiştir. Hele ‘kültürel değerler’ diye bir tür isim tamlaması vardır ki, en evlere şenlik olanı odur. Pazarlama iletişiminin anavatanı olan ABD’de sorun çözülmüştür. İki kavram, ‘değerler’ (values) ve ‘kıymetler’ (assets) çok net olarak birbirlerinden ayrılmıştır. [BAĞLANTI]

Günah çıkartmak

MURAT YURDDAŞ

Pazarlama konusunda çalışan akademisyenlere gelince, buradaki en büyük günahlardan biri görsel tasarım konuları hariç, akademik çalışmaların pratik ile ilişkilendirilmesindeki sorunlardır. Dört yıllık bölümlerde geleceği ve dünyayı anlayabilen pazarlama uzmanları yerine “okullu reklamcılar”ın yetişiyor olması, bazı kalburüstü kampüslerde reklam derslerinin içeriğinin yaklaşık 20 yıldır aşağı yukarı aynı kalıyor oluşu veya artık gereğinden fazla bir sıklıkta rastlanılan MBA programlarında USP, konumlandırma gibi pre-historik kavramların ders konusu olarak okutuluyor oluşu da “akademia”nın önemli günahları arasında sayılabilir. [BAĞLANTI]

Alaturka pazarlama stratejileri

A. FARUK ŞENER

Bazen yerellik o kadar abartılır ki bütün prensiplerin üzerinde kendine özgü bir stratejiler demeti oluşur. Özgün stratejiler oluşturmada ülkemiz iş adamları özellikle çok başarılıdırlar. Onlar eksik rekabet şartları altında, dünyaya kapalı, geç gelişmiş olan bir ekonomide özgün(!) stratejiler oluşturmada kendilerini kanıtlamışlardır. Bu üstün stratejileri biz “Alaturka Stratejiler” olarak isimlendireceğiz. [BAĞLANTI]

Farklılaş ya da öl!

JACK TROUT

İnsan aklı, bir bilgisayara benzer ama bir önemli farkı vardır: Bir bilgisayara ne yerleştirirseniz kabul eder, ancak insan aklı herşeyi kabul etmez. Akıl sadece o anki durumuna uyan bilgileri kabul eder. Bunun dışında herşeyi filtreler. Onun için insan aklında bir marka sadece bir ürünle ilişkiliyse aynı markanın yeni bir ürünü tanıtması sadece karışıklık yaratır. Örneğin ketçap markası olarak tanınan Heinz bir keresinde hardal çıkarttı. İnsanlar “Bu ne? Sarı ketçap mı?” diye sormaya başladılar. İnsanlar sadece yeni ürünle ilgili karışıklık yaşamakla kalmadılar, eskisiyle ilgili de şüpheye düştüler. Genişlemeler markayı zayıflatır ve hatta rakiplere yeni kapılar açar. [BAĞLANTI]

Kahraman website süpermarkete karşı

MEHMET DOĞAN, ALTIÜSTÜTASARIM

Bir şirketin, bir websitenin görevi yalnızca "bir" ürün satmak olmamalı. Şirketin amacı, ürünü defalarca satabilecek yöntemleri bulup, araştırmak olmalı. Bunu süpermarketler çok iyi şekilde gerçekleştiriyor. Peki siz, sitenizde "süt ve yumurtayı" nereye koyuyorsunuz? [BAĞLANTI]

Pazarlama lokomotifinde geleceğe yolculuk

PROF. DR. YAVUZ ODABAŞI, AÇIK KAPI

Yirmibirinci yüzyılın ilk çeyreğinde; kendi pazarlama modellerini kuran, uluslararası markalarını çıkartan, bilim ve teknolojiyi üst düzeyde kullanan, genç ve yaratıcı uygulamacıların varlığına şahit olacağımız kesin. Bunlar, şimdiki lokomotifin penceresinden görünenler. [BAĞLANTI]

MQ: Pazarlama Zekası

PROF. DR. İSMAİL KAYA, PAZAROLA

Bir firmanın MQ’su en genel haliyle firmanın pazarlamaya ne kadar yakın durduğunu, onu ne kadar hazmedebildiğini, firma olarak pazarlamaya ne ciddiyetle sahip çıkabildiğini, pazarlamayı ne derecede doğru algılayabildiğini, pazarlamanın gücünden ne ölçüde yararlanabildiğini ve benzeri bakımlardan durumunu ortaya koyan ve ne yazık ki, henüz standartları geliştirilememiş bir ölçüdür. [BAĞLANTI]

Bir arslanın nasıl avlandığını anlamak için...

ZEYNEP ÖZATA, BLOGİSTAN

Günümüz pazarlama sorunlarının çözümü giderek zorlaşmaktadır. Bu karmaşa hem tüketicilerin hem de tüketim ortamlarının değişiminden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, geleneksel araştırma yöntemlerinin tek başına kullanımı, artık bu karmaşık tüketicinin ve pazarlama sorunlarının çözümlenmesinde yeterli olamamaktadır. [BAĞLANTI]

Digital Doktorlar Çetesi: Geek Squad

TUNÇ KILINÇ, FİKİR ATÖLYESİ

Gandi’nin unutulmaz bir sözü var: “Dünya üzerinde görmeyi arzuladığımız değişim için değişimin kendisi biz olmalıyız.” Ben (şimdilik) Türkiye’de Geek Squad’ın yaşattığı benzer bir deneyimi yaşama hayalini geçtim; 24 saat ulaşabileceğim, işin ehli ve sözünde duran bir firmaya bile razıyım. [BAĞLANTI]

Pazarlama mucize değildir

DR. ZEKİ YÜKSEKBİLGİLİ, PAZARLAMA CANAVARI

Pazarlama ile ilgili verdiğim eğitimlerde, katılımcıların, pazarlama konusundaki fikirlerini dinleme ve derleme fırsatım oldu. Pazarlama konusunda eğitim alanların beklentileri o kadar büyük ki, bu beklentileri karşılamak için pazarlamanın “mucize” olması gerekir. Pazarlama mucize değildir. [BAĞLANTI]

Segmentasyonun amacı ne, bizler ne yapıyoruz?

ALPER AKCAN, MARKETINGMA

Müşterilerimizle iletişim kurmak için onları yaşına, eğitim durumuna, cinsiyetine, dini tercihlerine, gelir durumuna, saç cinsine, yaşadığı şehire, medeni haline, tuttuğu takıma, dinlediği müziğe, siyasi tercihine ve bunun gibi bir çok kritere göre gruplandırıyoruz, segmente ediyoruz. Peki ama asıl amacımız nedir? [BAÄzLANTI]

Alışveriş merkezleri ve değişen hayatlar

VOLKAN VARDARELİ, HOKUSFOKUS

Peki AVM'ler gelecekte neler sunacaklar bize? Hayatın anlamını verecekler mi? Bir yaşam tarzına ve vazgeçilemez bir konuma gelecekler mi? Etrafın, trafiğin gürültüsünden, betondan kaçarken, kaçmak isterken AVM bize daha rahat daha doğala özdeş aromalar içerden ortamlar sunabilecek mi? [BAĞLANTI]

Teknolojinin duygusal etkileri

SELİM YÖRÜK, ANAFİKİR

Teknoloji sadece "kolaylaştırma" görevini yapıp kenara çekilmiyor. Yan etki olarak bizi değiştiriyor. Hem de hiç düşünmediğimiz kadar. Her yeni teknolojik ürün ile sonraki nesillerin alışkanlıkları, yaşayış tarzları, duyguları şekilleniyor. [BAĞLANTI]

Türkiyem Türkiyem, akrebim...

ARZU CİHANGİR, MOLAVERRAHATLA

İnsanların burcu var da, ülkelerin neden olmasın sorusunu sordum. Bununla ilgili olarak, bir arkadaşımın zihnimde ateşlediği fikirle araştırma yaptım. Acaba ülkemizin burcu ne? Özelikleri ne? Yükselen burcu ne? Dahası burcu ile uyumlu mu? [BAĞLANTI]

Cumartesi, Mayıs 16, 2009

| Krizin süperkahramanı ‘Ben 10’den pazarlama üzerine çıkartılacak 10 ders

D||R|. ||F||E||R||A||H||||O||N||A|| T|*

‘Ben 10’ (benten okunur) çılgınlığı aldı başını gidiyor. ‘Ben 10’ de ne diyeceksiniz? Küçük bir erkek çocuğunuz yoksa kim olduğunu büyük bir ihtimalle bilmiyorsunuzdur. Ben isimli çocuk, kolundaki kocaman saatini çevirdikçe on farklı uzay karakterine dönüşüyor. Her bir karakterin farklı bir gücü (şiddet özelliği) var. Bu güçleriyle uzaydaki kötülerin üstesinden gelmeye çalışıyor. ‘Ben 10’, aynı zamanda ekonomik krize kafa tutarcasına inanılmaz sayıda satan bir derginin de baş kahramanı oluyor.


Tarih 10 Mayıs 2009. Türkiye’de bir derginin birinci sayısı sekiz baskı yapıyor. On gün içinde 150 bin adet basılıyor. Sadece tek reklam alan bu dergi çocuklara yönelik bir çizgi film kahramanının çıkartmalarını, oyunlarını, oyuncaklarını veren, çizgi öyküler yayınlıyor. Türkiye gibi düşük tirajlara alışkın bir ülkede bir derginin -üstelik bir çocuk dergisinin- bu kadar kısa sürede bu tiraja ulaşmasının, üstelik ekonomik kriz ortamında yok satmasının altında çok şey aramak gerekiyor. Kendini en çok okunan gazete sayan bir gazetenin bile utanması gereken bir durum bu.

Son yıllarda, hatta son bir yılda çocuklara yönelik mecralar patlama noktasına geldi. Öyle ki koskoca TRT bile çocuk kanalı açtı. Gazete bayileri ve kitapçılar Marvel, Disney, Jetix ve Cartoon Network’ün kahramanlarının dergileriyle dolu. Dergiler, 3 TL’den başlayan fiyatlarda olmasına rağmen kısa sürede tükeniyor. Alınmazsa evde nasıl kıyametler koptuğunu taze anne-babalar bilir. Sadece dergiler değil, çocuklara yönelik kanallardaki birçok çizgi film kahramanının kitapları, dergileri, oyuncakları, her türlü kırtasiye malzemeleri ve tepeden tırnağa giysileri var. Bunlar sadece Amerika kaynaklı, Markist söylemle “emperyalist dünyanın gelişmekte olan ülkelerdeki taze beyinleri etkilemek üzere yapılmış planlı çabaları” değil. Bank Asya tarafından kurulan Yumurcak kanalındaki Tarçın’ın da oyuncakları, kitapları, eğitim setlerinin iyi sattığını duyuyoruz. Bu duruma Entegre Pazarlama diyebiliriz. Üstelik çocukları hipnotize eder şekilde bir pazarlama girişimi.

Spiderman, Power Rangers, Star Wars’un ucube kahramanları çocuklu ailelerin hayatlarının içine dalmışken son aylarda hepsini elinin tersiyle iten küçük bir çocuk belirdi. İnternet üzerinde de varlığını hissettiren ‘Ben 10’, Google’da yüzlerce linkle karşımıza çıkıyor. Youtube’u incelediğimizde Cartoon Network’te yaklaşık bir yıldır yayınlandığı anlaşılıyor. ‘Ben 10’ ile ilgili Türkçe ve İngilizce birçok video linki verilen Youtube’da izleyici sayıları 1 milyonun altına düşmüyor. ‘Ben 10’ derginin tek reklamvereni ‘Cheetos Ben 10’ paketleri bakkal tezgahlarının en görünür yerlerinde.


Çoçuklar Üzerinde Ben 10 Etkisi

‘Ben 10’ çocuklar üzerinde bu aralar o kadar etkili ki her izleyen çocuk ilk izlemesiyle birlikte kendini ‘Ben 10’ sanmaya başlıyor. ‘Ben 10’ saati Omnitrix’in oyuncağını sokakta bir çocuğun kolunda görmesin, hemen aynısını istiyor. Bazı anaokullarında, çocukların ‘Ben 10’ saatiyle okula gelmesini önlemek için aileler uyarılıyor, çünkü çocuklar kendini 10 uzay kahramının en az biriyle özdeşleştiriyor. Gölge hayalet, dört kol, kurt köpeği, Iron Man’e benzeyen ateş topu, gri madde, uçmasıyla ünlü pul kanat, çocukların yuvarlanmasına çok güldüğü yıldırım topu ve adını ezberlemeye üşeneceğimiz birkaç kahraman daha farklı güçleriyle (şiddet özellikleriyle) çocukların hayal dünyasını ele geçirmiş durumda. ‘Ben 10’in çocukları ne kadar kötü etkileyeceğini ve Türk medyasındaki akıbetinin ne olacağını henüz bilmiyoruz.


Pazarlamaya Yönelik 10 Ders

Çok şiddetli geçen ekonomik kriz döneminde bir yayını bu kadar yüksek tiraja ulaştırabilen bir çizgi film kahramanıyla ilgili olarak pazarlamaya ilişkin çıkartılacak on dersi şöyle bir sıralarsak:
1.
Ekonomik krizlerin üstesinden gelmek için süper kahramanlara ihtiyacımız var.
2.
Bu Ben 10 denen çocuk, çocuklarımız üzerinde çok etkili.
3.
Aileler çocuklarının her sözünün dinliyor- dinlemek zorunda hissediyor.
4.
Aileler çocukları için para harcamaktan zevk alıyor.
5.
Bu çocuk dergileri çok iyi bir reklam mecrası.
6.
Neden bizim Ben 10 gibi kahramanımız bir türlü olamıyor?
7.
TRT’nin Keloğlanı, Yumurcak’ın Ayran’ı Ben 10’nin veya Spiderman’in yerini alabilir mi?
8.
Bizim kahramanlar tutarsa farklı dergilerle, mısır cipsleriyle ve giysilerle kar elde edebilirler mi?
9.
Çocuklara yönelik ürünler krize çare olabilir mi?
10.
Ben 10 gibi kafa tutabilecek başka kahramanlar var mıdır?

Evet, özellikle başka kahramanlar varsa çıksın ortaya. Tekstilcilerimizin, medyamızın ve ilgili bir sürü sektörün çeşitli kahramanlara ihtiyacı var.

* YARD. DOÇ. DR. FERAH ONAT,
YAŞAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ
HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜM BAŞKANI


58 YORUM:

Blogger Ali Bulut yazdı:

Kesinlikle tespitlerinize katılıyorum Selim bey. Ben halen "youth marketing" konusunda yeterince yol almadığımızı düşünüyorum, dolayısıyla "kid marketing" konusunda çok daha vasat durumdayız. Bir dönem elimde çocuklara yönelik bir marketing projesi ile birkaç kapı dolaşmıştım, ama maalesef yatırımcıların tavrından moralim bozularak rafa kaldırdım. Şimdi bakıyorum benzer bir model yurtdışında yapılıyor. Türkiye de varsa yoksa alalım-satalım, hazır lisans bulalım, "loyalty"leri dışarıya ödeyelim diyor... Bu konuda düşünülecek-önerilecek çok şey var kafamda. Önümüzdeki günlerde toparlayıp yazayım. Sizinle de paylaşacağım...

Cumartesi, 16 Mayıs, 2009  
Blogger Ali Bulut yazdı:

Düzeltme: Yazının Ferah Onat'a ait olduğunu biraz geç farkettim...

Cumartesi, 16 Mayıs, 2009  
Anonymous Adsız yazdı:

Yorumlarınız için teşekkürler. Spiderman ve Power Rangers'ın çocuklar üzerindeki etkilerini 5 yaşında ikiz erkek çocuğu annesi bir iletişimci olarak uzun süredir gözlemliyorum. Pokemon ve benzerlerinin etkilerini de yakınlarımdan gözledim- ancak bu kadar etkili bir kahramanla ilk kez karşılaştığım için yazdım. Kids marketing konusunda uzman değilim ama consuming for kids konusunda uzman olduğum kesin... Yorumlara tekrar teşekkürler. F. Onat

Pazar, 17 Mayıs, 2009  
Anonymous Adsız yazdı:

Tarih: 13 Haziran, Söz ettiğim Ben 10 derginin ikinci sayısı 3. baskıyı yaptı ve toplam basılan dergi sayısı 170.000. Sizce hala bir anormallik yok mu? F.Onat

Cumartesi, 13 Haziran, 2009  
Anonymous Elif OKAN yazdı:

Hem double anne hem de pazarlama alanında akademisyen olarak bu konu beni çok iştahlandırıyor. Son zamanlarda Türk karakter olarak yeterli desteği ve aklı alırsa yoncamik karakterini şanslı buluyorum.
Bilinçli ailelere, sağlıklı nesillere ve güçlü markalara sahip olma dileğiyle
Yrd. Doç Dr. Elif Yolbulan OKAN

Salı, 16 Haziran, 2009  
Anonymous ¥倶楽部 yazdı:

セクフレ掲示板、¥倶楽部で大人の恋愛をしてみませんか?割り切ったセクフレと快楽のみを求めた恋愛をしてくださいませ

Pazartesi, 15 Şubat, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲーやミクシィ、グリーでであえなかった人もNEWスタービーチなら確実にであいをゲット!無料年齢認証登録であの感動が今、再び蘇る

Salı, 16 Şubat, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

最も復活してほしかったサイトでダントツのNO.1であるスタービーチがとうとう復活!!以前にもましてご利用者様に満足していただける最高のシステムになっております。思う存分新しくなったスタービーチをお楽しみください

Çarşamba, 17 Şubat, 2010  
Anonymous 援助スポット yazdı:

最低10万円から交際がスタートする援助スポット。不満を持つ熟女達が若い男性を求めて集まっております。熟女サークル逆¥交際であなたもリッチな生活を送ってみませんか

Perşembe, 18 Şubat, 2010  
Anonymous 恋愛 yazdı:

初めましていずみって言います☆1年半以上恋してません…(/∇≦\)元彼と付き合ってた時にあんまり会えなくて恋愛してた感じがなかった(;‾ ‾)それから臆病になってたけど長いこと彼がいないからそろそろホンキで恋したいなーなんて思ってますo(^-^o)けっこう天然入ってるから大人で引っ張ってくれる人で年上の人と仲良くしたいです☆気になった人はメールしてね fly.me.so.high-@docomo.ne.jp

Cuma, 19 Şubat, 2010  
Anonymous スタビ yazdı:

満を持してのスタビ復活劇!!ここから刻まれる、新たな一コマ。スタービーチがあなたの歴史を生み出します

Cumartesi, 20 Şubat, 2010  
Anonymous mコミュ yazdı:

大人気コミュニティーサイトとなったモバゲー!であいを求める人も当然多い!!そこでであい専門のコミュニティーサイトmコミュを発信!ここでカレシ彼女をGETしよう♪

Pazar, 21 Şubat, 2010  
Anonymous モテる度チェッカー yazdı:

なかなか彼氏、彼女が出来ない君達の深層心理を徹底解明♪みんなでモテる度チェッカーをやって結果交換も自由、ゴウコンや休み時間はモテる度チェックで暇つぶし!次にモテ期が訪れる瞬間をズバリ診断、チャンスを逃すな

Pazartesi, 22 Şubat, 2010  
Anonymous 恋人契約 yazdı:

今話題の恋人契約!!お金をもらってセクースできる!!RICHではセレブに援助してもらい至福のセクースライフを楽しめます。ヤりたい願望は女性だって同じ…そんな切実な思いに気づいてあげてくれませんか

Salı, 23 Şubat, 2010  
Anonymous オナニー yazdı:

今や女の子のオナニーは常識。しかもお金を払って実際にオナニーを見てもらい、恥ずかしがるのや褒められるのが興奮のツボ!そんな彼女達とオナメールやオナニー救援でHなことしてみませんか

Perşembe, 25 Şubat, 2010  
Anonymous 手料理 yazdı:

つい最近独り暮らし始めましたヾ(〃^∇^)ノお家で料理作っても食べてくれる人がいない(´−`)彼氏いないからあたしと過ごしてくれる人いませんか?手料理ごちそうするよぉ!よかったらメールして下さい(o~ー~)年下の人はゴメンネ…(*_ _)人メール待ってます♪september9-love9@docomo.ne.jp

Cuma, 26 Şubat, 2010  
Anonymous mコミュ yazdı:

PC対応!掲示板コミュニティサイトmコミュでであいを満喫しませんか?素敵なであいをあなたにお届けいたします

Cumartesi, 27 Şubat, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

復活、スタービーチ!日本最大の友達探しサイトがついに復活、進化を遂げた新生スタビをやってみませんか?理想のパートナー探しの手助け、合コンパーティー等も随時開催しています。楽しかった頃のスタビを体験しよう

Pazar, 28 Şubat, 2010  
Anonymous SM度チェッカー yazdı:

SM度かんたん診断、真面目なあの娘も夜はドS女王様、ツンデレなあの娘も実はイジめて欲しい願望があるかも!気になる娘の本性をSM度チェッカーで暴きだせ

Pazartesi, 01 Mart, 2010  
Anonymous ギャル yazdı:

ギャルは素人ホストに抱いてもらう喜びを忘れられず、性欲を満たしています。お金に困った素人男性達は当サイトでギャル達を抱いて高額報酬をいただいてください

Salı, 02 Mart, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲーで合コンや婚活パーティーを開催中!イベント盛りだくさんのモバゲーを初めてみませんか

Çarşamba, 03 Mart, 2010  
Anonymous 出張ホスト yazdı:

男性が主役です! 女性会員様からの謝礼は貴方次第、ご近所出張ホストは女性向けフ一ゾクの決定版!エロい一時を求めて男性様との触れ合いを秘密厳守で探しておられます。エロマダム様達と過ごす癒しの一時を…エロい人妻様会員様を満足させてあげれるのはあなただけなのです

Perşembe, 04 Mart, 2010  
Anonymous 恋愛 yazdı:

毎日楽しい生活してても何かが足りないって思った時何が足りないか分かったの…O(≧▽≦)O それは恋愛だったんだ~って(苦笑)σ(^_^;)唯一、私にはなかったもの…彼氏がほし~い(>▽<;; フリーの人いませんか?私を恋人にして下さい♪♪仲良くなってどこかへ遊びに行きませんか?(≧▽≦;)明るい性格なので、一緒にいて楽しいと思います!!年下の人は苦手で仲良くなる自信がないので私より年上の人でお願いしますヽ(*´ー`)ゞ少しでも気になった人は今すぐにメール下さい♪ beat-angel.risa@docomo.ne.jp

Cuma, 05 Mart, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

突如として消えたスタービーチが電撃復帰!長い年月をかけて蘇った進化したスタービーチをお楽しみください

Cumartesi, 06 Mart, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

であえる確立NO.1を誇るスタービーチが帰ってきた!であいの要素がいっぱいつまった当サイトでであいのきっかけ掴みましょ

Pazar, 07 Mart, 2010  
Anonymous SM度チェッカー yazdı:

SM度チェッカーで隠された性癖をチェック!外見では分からない男女のSM指数をチェックして、合コンや飲み会で一気に気になる人との仲を縮めよう

Pazartesi, 08 Mart, 2010  
Anonymous アダルトSNS yazdı:

アダルトSNSは今話題沸騰中!!女の子達のエッチ告白、日々のマル秘映像や写真は要チェック!!!今すぐ無料参加してアダルトSNSを始めよう

Salı, 09 Mart, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲーより確実に遊べるサイト誕生!スタービーチで理想の関係を築いていきませんか

Çarşamba, 10 Mart, 2010  
Anonymous メル友 yazdı:

全国からメル友募集中の女の子達が、あなたの誘いを待ってるよ!無料エントリーで自由な恋愛を楽しんじゃお

Perşembe, 11 Mart, 2010  
Anonymous 恋愛 yazdı:

彼氏いない歴2年半になろうとしてます、なかなか相性の合う人と出会えず、好意をよせてくれる人もいたけどダメだった。 一緒にいて楽しくて落ち着く人と、仲良くなって恋愛したい!!甘えさせてくれる人がいいから、年下の人は私には向いてません。よろしくね!ruri11.ko9@docomo.ne.jp

Cuma, 12 Mart, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

今やモバゲーは人気SNS!当然出会いを求めてる人も多い!そこで男女が出逢えるコミュニティーが誕生!ここなら友達、恋人が簡単にできちゃいますよ

Cumartesi, 13 Mart, 2010  
Anonymous 日本ダービー yazdı:

第77回 日本ダービー 2010 予想、オッズ、厳選買い目は?人気が平然と馬券に絡む理由とは!?見事に展開を読んで結果を的中させる

Perşembe, 20 Mayıs, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲータウンでいろんな異性と交流を深めあいませんか。異性に対して経験がない方でも簡単にお楽しみいただける、シンプルかつ効率的に優れているサイトとなっています

Cumartesi, 22 Mayıs, 2010  
Anonymous ツイッター yazdı:

全世界で大ブームを巻き起こしているツイッター!!それを利用して今まで経験したことがないような恋を経験してみませんか

Pazar, 23 Mayıs, 2010  
Anonymous モテる度チェッカー yazdı:

モテる度チェッカーが今回リニューアルしました!!今迄と違い診断内容にモテない人と診断された方を救済する、速攻効果が出るモテる為のアドバイスが付きます、またモテる診断された人には、より一層のモテ・テクニックを手に入れませんか

Pazartesi, 24 Mayıs, 2010  
Anonymous 安田記念 yazdı:

第60回 安田記念 2010 予想 オッズ 出走馬 枠順で万馬券をズバリ的中!絶対なるデータが確実に当てるための秘訣

Salı, 25 Mayıs, 2010  
Anonymous ツイッター yazdı:

今話題のツイッターで理想の関係を築きませんか。ツイッターで自分の出来事をリアルタイムで表現して相手にその想いを伝えましょう

Çarşamba, 26 Mayıs, 2010  
Anonymous 安田記念 yazdı:

第60回 安田記念 2010 予想 オッズから展開と結果をズバリ当てる!出走馬、枠順など全てを考慮にいれた緻密なデータをもとに検証

Perşembe, 27 Mayıs, 2010  
Anonymous 友達 yazdı:

気楽に遊べる人募集です♪まずはお友達からヨロシクね!! freedum@docomo.ne.jp

Cuma, 28 Mayıs, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

スタービーチで素敵な愛を掴みませんか?愛に対する理想や想いを現実にしていきましょう

Cumartesi, 29 Mayıs, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲータウンでは今までとは一味違う出逢いを体験する事ができるのです。これまで良い出逢いがなかった人にはもってこいの無料登録型の掲示板です

Pazar, 30 Mayıs, 2010  
Anonymous ゲーマーチェッカー yazdı:

ゲーマー達のステイタス、ゲーマーチェッカーであなたのゲーマー度数を測定!!測定結果を元に自分と同レベルのオンライン対戦も出来ます。ゲームが得意な人もそうでない人もどちらも楽しめますよ

Pazartesi, 31 Mayıs, 2010  
Anonymous セフレ yazdı:

セフレ掲示板で大人の恋愛をしてみませんか?割り切ったセフレと快楽のみを求めた恋愛をしてくださいませ

Salı, 01 Haziran, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

日本最大級のであいコミュニティ「スタービーチ」で恋人を探しませんか。素敵なであいを経験して理想の人と楽しい思い出を作りましょう

Çarşamba, 02 Haziran, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

スタービーチが完全リニューアルして復活しました!!あの伝説級のであい系サイトが満を持して再降臨。煌めくような今この瞬間にあなたの胸にもときめきをお届けします

Perşembe, 03 Haziran, 2010  
Anonymous スタービーチ yazdı:

であい系の元祖はやっぱりスタービーチ!初めてであい系にチャレンジする娘も多いここならゲット率は最強

Cuma, 04 Haziran, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲータウンでであいを楽しみませんか。気軽に誰でも楽しめるであいサイトとなっています。こんな事をしてみたいなど希望の事が実現できる、そんなであいコミュニティサイトです

Cumartesi, 05 Haziran, 2010  
Anonymous gree yazdı:

greeで楽しめちゃうであい掲示板実現!ここで楽しみませんか?いろんなであいをここで見ていきましょう

Pazar, 06 Haziran, 2010  
Anonymous Hチェッカー yazdı:

簡単な設問に答えるだけで、自分の隠されたH度数がわかっちゃうHチェッカー!まさかの結果が待ってるかも。気になる人に上手く使えば、即美味しい展開に持ち込めるかも

Pazartesi, 07 Haziran, 2010  
Anonymous ツイッター yazdı:

誰もが知ってるツイッターがあなたにであいを!?ツイッター利用者増加=であえる確立急増中!!相性ぴったりの方とお付き合いしてみてはいかがでしょうか

Çarşamba, 09 Haziran, 2010  
Anonymous 不倫 yazdı:

あなたの人生が大きく変わります!薔薇色の不倫であなたの望む不倫体験ができる!割り切り~契約型など、あなたの理想を現実に変える!当サイト独自システムだから誰にもばれずに、安心してご利用頂けます

Perşembe, 10 Haziran, 2010  
Anonymous モバゲー yazdı:

モバゲータウンに出会い専用BBSが完成!!誰もが望んでいたこのBBSで出会いをみつけてみませんか?素敵な出会いからちょっとエッチな出会いまで幅広い出会いを提供しています

Cuma, 11 Haziran, 2010  
Anonymous 宝塚記念 yazdı:

第51回 宝塚記念 2010 予想データを完全攻略!出走馬 枠順などからはじきだすデータは文句なし!これで平成22年の宝塚記念はもらったも同然!波乱の展開もあり

Cumartesi, 12 Haziran, 2010  
Anonymous スタビ yazdı:

スタビでの出合いは最高の思い出になる事は間違いありません。運命の人に出逢うまで完全サポートいたしますのでどなたでも気軽に利用する事ができます

Pazar, 13 Haziran, 2010  
Anonymous SM度チェッカー yazdı:

お酒の席には必須のSM度チェッカー、実は真面目な娘程、間逆なドS女王様、遊んでそうな娘はドMな奴隷願望が有るとか。お手軽SM度診断結果を元に隠れた性癖を暴いて楽しもう

Pazartesi, 14 Haziran, 2010  
Anonymous 宝塚記念 2010 yazdı:

宝塚記念 2010 予想データから完全攻略!出走馬 枠順などからはじきだすデータは最強!これで平成22年の宝塚記念はもらったも同然!波乱の展開もあり

Salı, 15 Haziran, 2010  
Anonymous ツイッター yazdı:

ツイッターから始まる人間関係!今話題のツイッターなら新しい出逢いがすぐに見つかります

Çarşamba, 16 Haziran, 2010  
Anonymous メル友 yazdı:

全国からメル友募集中の女の子達が、あなたとのであいを待ってるよ!無料エントリーで自由な恋愛を楽しんじゃお

Perşembe, 17 Haziran, 2010  

Yorum Gönder

BAĞLANTILAR:

Bağlantı Oluştur

<< Home