| Laura Ries ve markaların geleceği...

Diyor ki: “Öncelikle, marka iflası aslında kötü bir şey değildir. Marka Darwinizminin ta kendisidir, yani en güçlü olanın yaşamını sürdürmesi ilkesi... Birileri kaybetmedikçe başkaları kazanamaz. Hayat bu. Artık sürüyü azaltma zamanı. Eğer hayatta kalmaya çalışan hasta bir inekseniz (Kmart’ta çalışan herhangi biri gibi) sürüyü azaltmak elbette size uygun gelmeyecek. Ancak sürünün tamamı açısından (Walmart, Target ve siz) en iyi seçim.”
Ries’ın bu projeksiyonuna katıldığımı söyleyemeyeceğim. Biz, bütün kategoriyi kapsayan/kapatan devasa markalar çağını zaten yaşadık. Asıl tehdit, endüstri çağı kitlesel üretim modelinin bir yansıması olan devasa markalar için... Benim projeksiyonum, büyük markaların küçüleceği, “low cost”u sağlamak için ise tüm kategorilerde üretimin ayrışacağı ve daha çok küçük markanın hayat bulacağı şeklinde...Her kategoriye bir buçuk marka fikrine ise katılırım, ama kategorilerin de parçalanacağına, markaların kendi kategorilerini kendilerinin yaratacağına inanıyorum. Yakın gelecekte, mesela artık yağ kategorisinin, katı ve sıvı yağlar şeklinde kaba bir kategorizasyonun ötesinde bir parçalanma yaşayacağını, çeşitlenen (fiziksel ya da duygusal) tüketici talepleriyle örtüşen yeni küçük kategoriler ve bu kategorileri sahiplenen makul büyüklükte markalar yeşereceğini düşünüyorum.
Hadi, madem bu kadar risk alarak bir tahminde bulundum, bir adım daha ileri gideyim. Bu görüşümle bağlantılı olarak, kapitalizmin en komünist modeli olarak gördüğüm devasa perakende zincirlerinin de yok olacağını, bunların küçük mağaza ve markaları bünyesinde toplayan kapalı (veya açık) çarşılara dönüşeceğini tahmin ediyorum. Gerçekten, çok mu risk aldım acaba?

Ries’in aşağıda aktaracağım görüşüne ise bütünüyle katılıyorum. Hatta, övünmek gibi olmasın ama, aslında o benim görüşüme katılmış. Çünkü, aynı şeyi ben bir yıl önce “Budamak verimliliği arttırır” başlıklı yazımda dile getirmiştim:
“Biliyoruz ki, ağaçların budanması da verimliliklerini artırır. Oysa biz, markalarımızı budamaktan hiç hazzetmeyiz. Yeter ki markamız, dalı budağı birbirine karışmış şekilde bütün haşmetiyle gözümüzün önünde dursun; otuz yerine üç meyve verse de yeter! Nasıl budayacağız diye sormayın, çünkü bir bahçıvana ihtiyacınız olabilir.”
Laura Ries da diyor ki:
“Her bahçevanın bildiği gibi, bir bitkiyi canlı tutmanın yolu budamaktır. Kurum ve kamu bahçevanları bu prensibi anlamakta zorluk çekiyor gibiler. Her yöne doğru kontrolsüz büyüme, sağlıklı kalmak için sürekli budama gerektiren bir bitkiyi zayıf düşürür. Aynı şey şirketler için de geçerli. İyi zamanlarda marka, ürün ya da hizmetlerden vazgeçmek istemez. Dahası, kötü zamanlarda bile kimse marka, ürün ya da hizmetlerden yine vazgeçmek istemez. O halde bu yıl yok olmaktan nasıl kurtulabilirsiniz? Umarım iyi bir marka bahçevanı olup budama yapmış ve markanızı güçlü tutmuşsunuzdur. Eğer bunu yapmadıysanız, rakibinizin sizden daha kötü bir bahçevan olmasını dilemekten başka çareniz yok.”
Gördüğünüz gibi, “budama”yı ben kendi projeksiyonuma, o da kendi projeksiyonuna destek yapıyor. Oluyor böyle şeyler!
Güncelleme [ 7 MART 2009, CUMARTESİ ]
Uğur Özmen Hoca’nın, konuyla ilgili olarak kaleme aldığı “Bir buçuk marka” başlıklı yazısı...































14 YORUM:
Üstadım;
Yine bir nefeste okunan, keyifli bir paylaşım. Öngörülerine saygım sonsuz. Çünkü kaynağı olan, bilime dayanan, uzun yıllar üzerinde kafa yorulmuş konulara hakimiyetten geliyorlar. Blogunun da uzun süredir okuruyum. "Şunu da yanlış tahmin etmiş" diyeceğim bir konu olmadı. Sağol yazdığın ve paylaştığın için.
Sevgi ile kal...
Laura Reis'in görüşlerine ben de katılamıyorum. Giderek "birey" olan insanın herkes ile aynı markadan hizmet alacağını varsaymak, en azından "çağı anlamamak" olarak yorumlanabilir.
Niş pazarların giderek daha da ufalacağını ön görüyorum ben de...
Sabun'da olduğu gibi... Hemen her (kadın/erkek, normal saç/kepekli saç, el/yüz, vb...) konuda bir bölünme yaşanıyor. Bu bölünmeler daha da artacak.
Hocam Osman A. Ataç "Ülkenin kabadayısı olmak zor. Herkes kendi sokağının kabadayısı olmaya çalışacak" diyordu.
Laura Reis'in "harc-ı alem" pazardan (ki sadece orada haklı olduğunu söyleyebiliriz) başka bir olguyu düşünememesi beni şaşırttı.
Yüreklendirmelerin için teşekkür ederim Müge Hocam. Sevgiler.
Uğur Üstad, bu görüşe tam da dediğin nedenlerle katılmak mümkün değil. Ayrıca konuyu, “Küresel kapitalizm, ‘pazarlama’dan sıkıldığı için demokratik pazarlardan çekiliyor (mu?)” başlıklı yazımda dile getirdiğim, biraz cüretkar sayılabilecek görüşlerle de bağlantılandırıyorum. Selam.
çok güzel bir konu
Ben aslında Laura'ya katılanlara da katılmıyorum, katılmayanlara da. Çünkü bahsedilen konu "katılma-katılmama" durumlarına müsait değil. Çünkü burada komple "markalar" ele alınıyor. A'dan Z'ye tüm markaları/dolayısıyla sektörleri kapsayan bu görüş, bence tamamiyle "kuru ve sapa" kalıyor. Çoğu sektörde budama stratejisi elbette işe yarayabilir. Fakat sektörleri kategorize edip, tek tek detaylı strateji geliştirmek veya budama fikrini tek tek "şu sektörde katma değer katar/katmaz, büyümeyi hızlandırır/hızlandırmaz" diye detaylandırmak yerine; komple markalar adına konuşup, tüm sektörleri muhatap almak; benim görüşüme göre basitlikten ve top 10 luk bir yazı yazma amacından öteye gitmiyor. Her sektör, markalaşma anlamında başlı başına bir konudur ve ayrı ayrı incelenmesi gerekir diye düşünüyorum siz hocalarımın affına sığınarak. Yazı çok güzel şeyler düşünmeye sevk etti beni, teşekkür ediyorum o açıdan.
Dip not: Bu arada aklıma geldi, Google'ın Lively vb. gibi birçok servisini kapatması/kapatacak olması da konuyla ilişkilendirilebilir diye düşünüyorum.
Şükür ki memleketimiz dinci-laik, ilerici-gerici, sağcı-solcu gibi Laura‘cılar ve Laura‘cı olmayanlar şeklinde ikiye bölünmüş değil.
Tabii ki her markanın kendine ait bir hikayesi olacaktır. Oysa bu yazı, daha jenerik bir konuyu işliyor.
Mesele Laura değildir, mesele sosyal değişim ve dönüşümü doğru okuyabilmek ve bu mevzuların buradan bağımsız olamayacağını bellemiş olmaktır.
Eğer burayı atlarsak, her özgün marka hikayesi duvara toslamaya mahkumdur.
Top 10 yazı meselesine gelince... Bu kadar yıllık meslek tecrübesinden sonra, nasıl top 10'lik yazı yazılır, çok iyi bilirim. Yazarım da!
Ama bir yazım Top 10‘e girince n'olacak, onun bende makul bir cevabı yok :)
Evet her kategoride 1.5 marka kalabilir, ama ilerideki kategori sayısının şimdiki ile aynı olmayacağını çok daha özelleşmiş kategoriler çıkacağını düşünürsek dediği doğru olabilir:)
Müşteriselleşmiş, yani her müşteri grubuna hitap edebilecek farkılıkta bir sürü kategorinin oluşması kaçınılmaz. İnsanlar ileride de her ihtiyacını toplu bir yerden karşılamak istemeyecek, her ihtiyacı için ayrı yere en iyisine gidip şımartılmak isteyecekler. Ve sanırım geleceğin markaları da bunu sağlayacak.
Mesela bu kadar fazla avm yerine ileride sadece elektronik malzemeler satan veya sadece genç giyim satan ufak avm lerin olacağı düşüncesindeyim.
Yazı için elinize sağlık...
Selim Hocam, eleştirim sizin yazınıza değil; Laura'nın yazısına/görüşüneydi. Yanlış anlaşıldım sanırım, özür dilerim :)
Ben de tam karar veremediğim için cümlenin sonuna bir gülücük kondurdum Sevgili Taci. Eğer bana yönelik olduğundan emin olsaydım bunu yapmazdım.
Açıklama için teşekkür ederim.
Katkı için teşekkür ederim Sevgili Arda.
Budanan o küçük dallardan yeni fideler elde edilemiyor mu da, herkes budamadan bu kadar korkuyor. Yani nihai amaç para kazanmak olduğuna göre, fidecilikten de iyi para kazanılabilirmiş gibi geliyor bana?
fatih bayantemur olarak türkiye'nin seo kategorisinde en büyük ismiyim.sizleride sitelerimde görmekten onur duyarım arkadaşlar.Hepinize sevgi ve saygılarımla.Hoşçakalın. Fatih Bayantemur
Hedefimiz google.com aramalarında mirc indir , mircindir , türkçe mirc indir , mirc indirme , bedava mirc indir , mirc 2010 indir , chat aramalarında lider olmaktır.blog chat kanalları sohbet kanalları mirc indir kelebek papatya yüzük kelebek chat kelebek mirc chat sohbet muhabbet mirc sohbet mirc sohbet odaları mirc chat odaları mirc sohbet odaları çhat mirc chat sohbet chat chat sohbet mırç mirç mırc chat odaları mirc odaları mirc chat sohbet hakkarim mynet maynet my net mynt maynt mynet.com
Açıklama için teşekkür ederim.
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home