| Kriz, reklam ve züğürt tesellisi!..

Bu gibi ortamlarda krizde reklam yapanın kazançlı çıkacağı da, geçmiş krizlerden örnekler sunularak her seferinde dile getirilir. Peki, öyle midir gerçekten? Hem evet hem hayır! Daha doğrusu bazıları için evet, herkes için hayır...
Antonio Gramcsci, “Eskinin yok olduğu, yeninin ise henüz doğmadığı andır.” diyor krizi tanımlarken... Bir halden başka bir hale geçiş süreci yani... Taşların yerinden oynadığı, bağlamın dağıldığı, koşulların tepetaklak olduğu, önleme ve öngörme mekanizmalarının göçtüğü, korku ve paniğin kol kezdiği dalgalı bir süreç... Bu kırılma noktasının ardından dalgalar durulduğunda ise yepyeni koşullar oluşmuş, ‘eski’ ölmüş, ‘yeni’ doğmuş olur. Artık yeni koşulların hüküm sürdüğü yeni ortamda, eski pratiklere karşı geliştirilmiş olan hiçbir idame faaliyeti, hiçbir savunma mekanizması işe yaramayacaktır.
Eski koşullara tâbi olanların son derece kırılgan hale geleceği yeni ortam, yeni koşulları sıçrama tahtası yapabilecek devrimci karakterler için gerçekten de yeni fırsatlar sunabilir. Eski oyuncular için tehdit, yeni oyuncular için fırsat!..
Soruyu tekrar soralım: Krizde reklam yapanlar gerçekten kazançlı çıkar mı? Şunu kabul edelim ki reklam, ekonomik hayatın canlılığını sürdürdüğünün en önemli göstergelerinden biridir. Bu bakımdan bir şekilde herkesin işine yarar. Fakat, krizde reklam yapan herkesin kazanacağını iddia etmek mümkün değildir. Hatta bir züğürt tesellisinden ibarettir.
Ancak, eski stabil ortamın koşullarından dolayı kıpırdayacak imkanı bulamamışken yeni koşulları doğru okuyup yeni ortama uyum yeteneği gösteren, hatta bu koşulları fırsata dönüştürmesini bilen devrimcilerin, her dönemin stratejik enstrümanı olan reklamla kazanacaklarını söylemek kesinlikle bir “kriz geyiği” olarak değerlendirilemez.
Reklamdan kaçanların kaybedeceklerini söylemek için ise hiçbir kayıt ve şart aramaya gerek yoktur.
Güncelleme [ 5 KASIM 2008, ÇARŞAMBA ]
Ali Saydam, “Her krizden herkes için fırsat doğmaz” başlıklı bugünkü yazısında “Şu sıra bir kriz-fırsat söylemidir gidiyor... Neredeyse bazıları ‘İyi ki kriz çıktı’ diye sevindirik olacak... Oysa krizlerde fırsat, ancak değişimi görüp onu tetikleyenler için çıkar. Yani sadece gelecek tasarımı yapabilenler için fırsat vardır krizlerde...” paragrafıyla başlamış, “Dilerseniz guruların peşine takılır ‘Krizlerden fırsat doğar palavrasıyla’ da avutabilirsiniz kendinizi...” cümlesiyle bitirmiş.
Haklı.































5 YORUM:
html dersleri
Merhabalar Selim bey. Çince Kriz ideogramı ile başlayan bu yazınız,sanki bir karşı yazı olmuş, benim yazıma. Kendiliğinden mi, kendiliğinden habersiz mi olmuş bilemiyorum. Bildiğim, yazınızın kendi kendine bile bir karşı yazı olduğu. "Reklamcının züğürt tesellisi" mi dediniz? Oldukça çıplak bir bakış sergilemişsiniz, reklam dünyasından bir isim olarak.
- "Bazıları için evet, herkes için hayır" ve "Sıçrama tahtası" noktaları ise yazımın eksiğiydi. Yazınızı +3 olarak yazıma ekleyeceğim.
Kolaylıklar dilerim.
Sesini duymayı özlemiştik Cengizciğim; kriz bu işe de yaradı:)))
Sevgili Cengiz, birkaç gündür Facebook’ta, beğendiğim “kriz ve fırsat” yazılarını paylaşıyorum. Senin bu yazını atlamışım.
Hayır, özellikle senin yazına karşı bir yazı değil bu... Çince ‘kriz’ ideogramı, paylaştığım şu yazının giriş paragrafında da yer aldığı için, ben de konuya oradan giriş yapmıştım.
Evet, dediğin gibi “kendiliğinden habersiz” bir karşı yazı gibi olmuş. Aslına bakarsan, hiçbir “kriz ve fırsat” yazısına karşı bir yazı değil benimki... Ama, Facebook’taki yorumlardan da anladım ki, bu tavsiyeler tam bir “geyik” olarak algılanıyor; inandırıcılığı yok.
Bir başka açıdan bakıldığında ise, bu yazılar, krizde her reklam yapanın kayıtsız şartsız kazançlı çıkacağı şeklinde bir kanaati yaygınlaştırma eğilimi taşıyor. Oysa krizde reklam yaparak kazanmak da bir “şart”a bağlı. Krizde ve kriz sonrası oluşan yeni koşulların bunu bir gereklilik olarak ortaya koyması lazım. “Reklam, ama neden ve nasıl?” sorusunun cevabı da önemli.
Aslında krizde fırsat falan ortaya çıkmaz. Yeni koşullar sayesinde kimileri yeni fırsatlar oluşturur. Eğer reklam da bu koşullardan fırsatlar devşirebileceklerin işine yarayacak bir stratejik araçsa kullanılır. Yoksa tek başına “Krizde reklam yapın.” demek, niyet bu olmasa bile, sözün muhataplarında “geyik” etkisi yapıyor.
Yoksa ben, ne krizlerin yeni fırsatlara gebe olabileceği gerçeğini ne de reklamın bir stratejik araç olarak kullanılmasının önemini inkar ediyorum.
Benim yazımı, seninki de dahil, bu tür tavsiye yazılarının bir devamı, bir parçası olarak görebilirsin.
Sevgiler...
Ortalıkta kriz yokken, satıcı pazarı konumu varken reklamı düzgün kullanamayan bunca şirket, kriz sırasında nasıl fırsat yaratacak acaba?
Hah! İşin bu yanı da aklımda dolaştı durdu, ama cümlesini kurmak zor geldi. Sağolasın üstadım.
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home