| Çok yaşlandım, çoook!

Tabii, zorla güzellik olmaz; Vakıfbank’ın 15 milyon dolar harcayarak değiştirdiği yeri kurum görsel kimliğini elbette içime sindirecek değilim, ama içime sindirememe gerekçesi olarak artık bu işlerden anla(ya)madığımı kendi kendime itiraf edeceğim. Ve bundan böyle grafik tasarımda hiyerarşi, espas, oran, denge, tipografi vesaire neymiş, umursamayacağım bile!
Önüme böyle bir amblem koyarlarsa yine bizim çocuklara hoşgörülü davranmayacağım, ama bunu bir uzmanlık meselesi haline getirmektense “Bu dinozoru idare edin!” psikolojisiyle hareket edeceğim.
Söz veriyorum; artık bankalara bulaşıp [1], [2], [3], [4], [5] canımı sıkmayacağım, Ali Saydam’la hiç olmazsa bu konuda tartışmayacağım, “At sahibine göre kişnemiş galiba!” deyip kendimi tüketmeyeceğim, sağ beyin-sol beyin geyiklerine itibar etmeyeceğim, hatta Ömer Hocam kızmasın ama, Grafik Tasarım dergisindeki yaz tatilimi de uzatacağım.
Yok yok, itiraf ediyorum ki, artık ben bu işlerden anlamıyorum. Eğer yaşlandığımı kabul edip edebimle köşeme çekilmezsem ya kendimin ya da başkalarının kafa sağlığından şüphe edeceğim, ki herhalde kafayı yemiş olmak yaşlanmış olmaktan daha kötüdür!
Fakat Türkiye’de de, dünyada da grafik eğitimi veren kurumlardan diploma alanlarla Topkapı’daki matbaacı Hamdullah Abi’nin yetiştirdiği çıraklar arasındaki farkı hep merak edip durmakla ömür tüketeceğim.
Birileri bana mukayyet olsun!

















22 YORUM:
Abi merhaba, bigumigu'da çok farklı görüşler de var. Sizden rica etsem düşüncelerinizi daha detaylı ve doyurucu halde yayımlar mısınız? Zira bir işletmeci olarak yazınızın detayı olmadan çok kavrayamadım nedenlerinizi :)
Teaser'dan Vakıfbank olduğunu anlamıştım, dün ilk kez TV'de gördüm. Çevremde bulunan insanların yaklaşımı gayet olumluydu, ben (bütün itibariyle) birşey söylemek için erken olduğunu düşünüyorum, ama nedenlerinizi merak etmedim değil.
Selamlar,
Selim Abi,
Bu konuların tartışmasız üstadı olarak konu ile ilgili bizi aydınlatmanı talep ediyoruz. Hangi filtrelerle, nasıl değerlendirmek gerekir? Bizleri bilgilendirirsen çok seviniriz.
Selamlar
Yuce Zerey
Keyifle okudum :) Logo taslağını banka okeyleyince finalize edilmeden teslim edilmiş izlenimi uyandırdı bende. Amblemde ve logotype'da ciddi sıkıntlar var. Grafik tasarımcının - ajansın bunları düzeltmeden teslim etmemesi gerekir. Temiz bir retouching yapıldığındaysa vasat bir logodur bence. Grafik tasarım kökenli biri olarak nacizane görüşlerim bunlar.
Hep çizen kişi eleştiriliyor. Bence yöneten kendi zevkini arıyor. Bu konuda bir yazı okmuştum tavsiye ederim.
http://www.bydesigner.net/guzel-tasarim-mi-uygun-tasarim-mi.html
Selim Abi, yorumlara bakılırsa, sanırım yaşlandığını kabul edip köşene çekilme zamanı gelmiş :)
Bu logo bende "VAPURCULAR BİRLİĞİ"ne yakışır etkisi yapıyor.
Logoyu beğenmedim, ayrıca tipografisinde sorun var gibi geldi bana...
E, kendi kendime söz verdim arkadaşlar, daha yazının harareti soğumadan yemin mi bozduracaksınız bana?
Sevgili Yüce Zerey, Eren Kumcuoğlu ve isimsiz (Gerçekten yok mu bir ismin?) arkadaşım! Belki Boğaz’da bir deniz levreğinin ağzı, gözü, kuyruğu ve kanatları üzerinde uygulamalı analizler yapmamız mümkün olabilir:)
Hem gelip geçen vapurları da seyrederdik!
Aslında Salih iyi başlamış, keşke devam etseydi de, böyle zahmetli maceralara girişmek zorunda olmasaydık.
Uzun bir aradan sonra imzanıza rastlamak güzel oldu. Tam da benim bu "Vakıfbank" işinin arkasında kim var acaba? Bu kadar zevksiz ve orantısız bir çalışmayı hangi "yandaş ajansa" yaptırmışlar diye düşünürken sizin bu konuyla ilgili yazınız çıkageldi. Yapı Kredi logosuyla yazmış olduğunuz yazılara çok fazla katılamamıştım ama şunu söyleyebilirim ki bu çalışma için daha çok şey söylenmesi gerektiği "reklamcılık mesleği" açısından elzem gibi duruyor.
Selamlar
Adem YILMAZ
Grafık tasarım konularında bir fikir söyleyemem. Ama, Vakıfbankın logosunu görünce aklıma bir şey daha geldi.
Bizim burda çok yakından tanıdığım bir şirket rebranding kararı almış ve Türkiye'de bir şirketle anlaşmış. Adını söylemem uygun olmaz. Neyse. Beni de yakın bildikleri için aradılar, fikrimi sordular. Logolar göndermişler. Bir tane bile o şirkete özel bir şey yok. Adamlar kalkmış Reebok'un logosunun aynısının değiştirip yollamişlar. Düşünün artık.
Bu şirket de pek tanınmaz bilinmezlerden değil.
Kafamı salladım gitti...Şimdi bu yazıyı okuyunca da, "tamam ben de hiç yaratıcılık yok, estetik zevk de yok, grafik tasarımcı da değilim, ama bu kadar da olmaz ki" dedim...
Teşekkürler...
Üstadım... Grafik Tasarım dergisindeki yazılarınızın devamını bekliyoruz ;) benden öyle kolay kolay kurtulamazınız...
Logo bir yana, Vakıfbank'ın reklamlarından ve reklamlardaki sesten hiç haz etmediğimi söylemeliyim: Filmdeki mesaja kulak verirsek Vakıfbank'ın öncesinde hiçbir şeyi düzgün yapamadığını şimdiyse talep dolayısıyla kendini düzelttiği anlamı çıkıyor. Bu kadar köklü bir değişim ve bankanın öncesi ve sonrası arasında bu kadar fark varsa adını da değiştirselerdi. Zira reklam mesajına bakılırsa bankanın geçmişi üzerine taş konulacak cinsten değil. Eski bir Vakıfbank müşterisi olarak tecrübeyle sabit bu bankadan hizmetlerinin kalitesizliği nedeniyle nefret etmiş ve hesabımı iptal ettirmiştim. Açıkçası bu reklam kampanyası ve yeni logo bile fikrimi değiştirmez, o derece inancım yok Vakıfbank adına. Diğer yandan ING bankın ahçılı reklamını sevsem de yurtdışı merkezli bankalardan haz etmiyorum. Dolayısıyla reklam filmi yine işe yaramıyor, benim gibi düşünenler için. Tüm bunlar tasarımcı vb olarak yaklaşmadan vatandaş olarak kişisel değerlendirmelerim. Tasarımcı olarak Selim Beyin işaret etmek istediklerini görüyor ve kendisine katılıyorum. Şunu söyleyebilirim bu logonun iyi olup olmadığını tartışırken eskisiyle kıyaslamamak gerek; zira eskisi o kadar kötü ki ne yapılsa ondan iyi olurdu... Yeni logoyu kendi içinde değerlendirmek gerek.
Teşekkür ederim Ademciğim.
İşi yapan, Londra’dan Fortune Street isimli bir ajans. Yandaş mıdır, bilemem:)
Bu arada, Yapı Kredi tartışmasıyla bu konunun birbiriyle ilintisi olmadığını söyleyeyim de yanlış anlamalar olmasın. Oradaki kritik grafik tasarım odaklı değildi.
Sevgiler..
Sevgili Rüstem, taklit de ayrı bir sorun tabii! Vakıfbank işinde herhalde böyle bir sorun yok:)
Teşekkürler.
Sevgili Hocam, değerli katkıların için teşekkür ederim.
Reklam konusuna hiç girmek istemedim, çünkü o ajans ne de olsa yerlidir, zülf-ü yâre dokunur:)
Tabii ki, sonuna kadar haklısın. Sarı-siyah dışında tam bir redd-i miras söz konusu. İnsan geçmişinden bu kadar mı nefret eder?
Selamlar...
Vakıfbank deyince aklıma gelenler;
- Sabahları emekli maaşını alabilemk için erken saatlerde kuyruk oluşturmuş güzelim yaşlılar.
- Akşam haberlerinde maaşını alır almaz çaldırmış olan emeklilerin hazin durumu.
- Yüzü tebessümü unutmuş çalışanlar
- İnanılmaz ve delirten bir yavaşlık.
Reklamı izleyince anladığım;
- Artık yukarıdakilerin hepsini sil zihninden. Çünkü biz logomuzu, masalarımızı, bilgisayarlarımızı değiştirdik. Bir de müşterileri değştirdik mi iş tamamdır. Eee ne dersin, burası senin de yerin olsun mu?
İyi olsun, ya da olmasın reklam kampanyasıyla ilgi çektiler.Ancak ne zaman stratejileri ve müşteriyi azarlamaya alışmış onca personelin eğitimi, anlayışı nasıl değiştirmeyi düşündükleri hakkında bilgi verecekler?
Kurumsal kimlik çalışmaları maalesef logo, tabela, mobilya ve neşeli reklamlardan ibaret sayılıyor.
Logo konusunda size katılıyorum, sadece sarı rengini sevdim. Bankaların dış yüzleri de güzel.Bu projeyi yöneten ve ajansın ismini biliyor musunuz, merak ettim de.
Merhaba,
Logonun, kurumun imajını yansıttığını düşünürüm. Yani hedef kitlesine firmanın nasıl bir ruh haline sahip olduğunu yansıtsın isterim. Vakıfbank'ın zaten çok da iyi olmayan imajını değiştirmek ve yeni bir sayfa açmak için giriştiği bu işte, bana verdiği yeni izlenim, malesef yine durgun, solgun, dinamiklikten uzak bir banka duruşu.. yani olmamış diyorum...
Selim Bey'e katılıyorum. Tek (üç) kelimeyle berbat, çiğ, yanlış bir iş. "Böyle sanatın içine" tüküren malum zatın elinden keşke sanatı alıp yerine bu ilet[emey]işim zımbırtısını versek...
Selim Agabey, sizin blogunuzda yeniyim, ama her ne kadar tasarimci olmasamda, Vakifbank'in yeni kurumsali ile ilgili hislerinize katiliyorum. Ancak merak ettigim birsey var, bu isi cikartan Fortune Street daha once de Akbank ve Finansbank'in rebranding islerini yapmis. Benim fikrim diger ikisinin iyi oldugu (tabi grafik tasarimin teknik detaylarindan bagimsiz konusuyorum) eger cevaplayabilirseniz uc sorum olacak, sizce neden Turk Bankalari bu ajansi seciyorlar,ikincisi neden Vakifbanka farkli bir muamele yapilmis gibi duruyor ve son olarak sizce Vakifbank'in bu isi yaptirirkenki harcamasini bu kadar dillendirmesinin sebebi nedir? Tesekkurler,
bu çalışmada renkler tek başına değer taşımasada evet iyi bir izlenim bırakmakta. Fakat biçim olarakta, denge olarakta oratısızlığını kabul etmek gerekiyor. Zevk meselesi olarak bakmamak lazım. Bu firma topluma kendini göstermiş içinde yaşayan bir yapısı ile toplum karşısına böyle bir duruş yada kıyafetle çıkışını ben doğru bulmuyorum...
Ben bir sokakta değişikliği farkeden bir vatandaş olarak logo tasarımı kısmından herhangi rahatsızlık duymadım ama upuzun boydan boya beyaz bir zemin üzerine köşede duran vakıfbank logosounu pek bir yadırgadım...
Yani beyaz yada krem renkli zemin çok berbat duruyor.Önce gözünüz soladan sağa doğru beyaz bir zemin üzerinden kayıyor ve en sağda küçük bir vakıfbank yazısı gözümüze ilişiyor. Sokakta bakınca ilgili binanın vakıfbank olduğu anlaşılmıyor.Halbuki eski panolar algılama açısından gayet başarılıydı.
erol
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home