13 Mayıs 2009 Çarşamba

| Ne yavan ne yabancı!

Birkaç gün önce, Selva’nın ‘teaser’ filminde yer alan “Makarnanın tarifi değişti artık!” iddiasının ne anlama geldiğini sormuştum. Lansman filmi TV’lerde yayımlanınca öğrenmiş olduk.

video

Bildiğiniz gibi, genellikle burada, eğer bir “vaka” özelliği taşımıyorsa, yani bir “vaka”nın parçası değilse veya paylaştığım bir görüşe destek vermiyorsa reklam çalışmalarından örnekler segilemiyorum. Çünkü bunun sonu yok!

Demek ki, bu noktada analiz edilmesi gereken bir “vaka”yla karşı karşıyayız.

SELVA’NIN AÇIKLAMASI:

Ülkemizde makarna tüketimi kişi başına yılda sadece 6 kg iken, İtalya’da bu miktar 28, Avrupa Birliği ortalamasında 10 kg. ABD’de ise yine 10 kg civarında. Selva Gıda, makarnanın ülkemizde ana yemek olarak algılanması ve tüketiminin artırılması konusunda uzun süredir araştırmalar ve çalışmalar yapıyor. Bu araştırmalarda, hamur işi seven bir millet olmamıza rağmen ülkemizde makarna tüketiminin neden bu kadar az olduğunun cevaplarını da arıyor.

Burada karşımıza çıkan en önemli sorun, ülkemizde sos kültürünün olmaması, makarnanın genellikle sade olarak tüketilmesi ya da birkaç çeşit sos ve garnitür (salça, peynir, yoğurt, ketçap, kıyma vb.) ile çeşitlendirilebilmesi. Oysa makarna, ne kadar farklı şekillerde tüketilebilirse o kadar keyif veren ve tüketimi artan bir yemek olabilir.

Biz tencere yemeklerini seven ve sosunu yemeğin içinde pişiren bir yemek kültürünün çocuklarıyız. Bu yüzden, ayrıca bir sos yapma alışkanlığımız yok. Ancak, çoğu yemeğimiz aynı zamanda muhteşem birer makarna sosu! Öte yandan biz, oldukça zor değiştirebileceğimiz bir damak tadına sahibiz. Yabancı ve yavan tatları sevmiyoruz.

Selva, bu gerçekten hareket ederek, Türk Mutfağının eşsiz yemekleri ile makarnanın birleştirilmesini öneriyor. Makarnayı tas kebabıyla, menemenle, musakkayla, misket köfteyle birlikte yiyebileceğimizi söylüyor. Bununla da yetinmeyip, Türk Mutfak Vakfı’nın önerileriyle oluşturduğu tarifleri Selva paketlerinin üzerine yazıyor.

Selva, makarnayı Anadolu Amber Durum Buğdayı İrmiği ve saf sudan üretiyor. Hamurlaşmayan, lapalaşmayan makarnanın ve kehribar sarısı altın gibi rengin sırrı işte bu birleşim!

Ayrıca Selva, sade makarnayı dünyada ilk kez, pişirme önerisine göre sınıflandırıyor. Çorba yapımına uygun şehriyelere Çorba Sefası, salata yapımına uygun makarnalara Salata Keyfi, öğle ve akşam öğünlerinde ana yemek yapımına uygun çeşitlere ise Ziyafet Sofrası diyor. Her seriye ise paketlerde ayrı bir göbek rengi veriyor.