| "Japonlar yazılarını nasıl okuyorlar?" demeyin, biz de aynen onlar gibi okuyoruz.

Bir dönem okumanın harfleri birbirine vurarak yapıldığı sanılarak okuma eğitimi de öyle verilirdi. O nedenle belli bir kuşağın okuma hızı zayıftır. Neyse ki şimdi bu yanlıştan dönüldü de, okuma eğitiminde "tümdengelim" yöntemi kullanılmaya başlandı. Hızlı okuma kurslarında cümleyi, paragrafı, hatta sayfayı bir bütün olarak okuyabilmenin eğitimi verilmeye çalışılır.

Mesele şu: Sözcüklerin simgeye dönüştürüldüğü dönemlerde "okunduğu gibi yazılmak, yazıldığı gibi okunmak" gibi bir konfor söz konusu olabilir. Ancak telaffuz değiştiğinde imla değişemeyeceği için bu konfor ilelebet sürmez.
Bugün "değil" biçiminde yazar, ama "diil" biçiminde okuruz. Böyle örnek çoktur, zamanla da, özellikle bizim göremeyeceğimiz dönemlerde hep artacaktır. Eğer bu örnekte imlayı değiştirecek olursak "diil" biçiminde yazmamız gerekir. Oysa bunu "diil" biçiminde yazmak da, "değil" biçiminde okumak da yanlıştır.

Sözcüklerle ilgili simgeler hafızalarımızda öyle derin izlerle saklanıyor ki, bu simgelerde belli değişiklikler yapsak bile gördüğünüz gibi "okuma" konusunda ciddi sorunlar oluşturmuyor. Eğer algılar, bu yönde bir işlev görüyorsa, bu, Japon için de, Fransız için de, Arap için de böyledir.
"Zavallı adamlar, ne karmaşık alfabeleri var, yazılarını ne kadar da zor okuyorlardır." diye hiç dert etmeyin. "Ne güzel! Yazdığımız gibi okuyoruz." diye de böbürlenmeyin. Gördüğünüz gibi, okuduğumuz gibi yazsak bile "okuma" eyleminde bir Japon'dan farklı davranmıyoruz.































5 YORUM:
Ingilizce'de, okumayi ogretme surecinde yapilan en buyuk hatalardan birisi sesleri ogretmek yerine harfleri ogretmek. Kimse yukarida verdigin ornekte ki gibi k-i-t-a-p diye okumuyor gordugunu. Harfdeki sesler bir butun olusturuyor.
Yukarida soylediklerine katiliyorum. Hangi dilde olursa olsun, okuma kendi icinde ayni ozellikleri tasiyor. Kelimeleri bir butun olarak gormek. Bunu daha iyi anlamak icin asagida verecegim ornegi deneyebilirsiniz. Asagidaki cumle icinde kac tane F harfi var?
"Fonts have a set amount of leading-or space between lines-that varies for each font. Changing the leading gives you more space, and small changes are barely noticeable"
Cogunluk 3 cevabini verecektir. Cunku bizler, Ingilizce okurken, kelimelerin tamamini gorme aliskanligina sahip degiliz. Ayni soruyu eger anadili Ingilizce olan ya da anadili gibi Ingilizce konusan birine sorarsaniz cogunluk 2 cevabini verecektir. Nedeni ise cumle icindeki OF baglacini gormemeleri ve cumleyi bir butun olarak okumalari.
Daha fazla uzatmak istemiyorum fakat son birsey daha yazmak istiyorum. Soylediklerine katilsam da Turkce'nin halen kelime ses yapisinin, duydugumuz sekilde yazildigina inaniyorum. O nedenle bizim ulkemizde "Spelling Bee" sacmaligi yok. Ya da degisik objelerin degisik yazilimi yok yani dilimizde disi-erkek ayrimi yok. Bu nedenle hemen hemen her Turk, "he, she, his, her" konusunda hata yapar. Dikkatle dinleyin sizde anlayacaksiniz :)
Katkın için teşekkürler. Taze bir alfabeye ve yazım kurallarına sahip olduğumuz için şu anda "söylenildiği gibi yazma" ayrıcalığına sahip olduğumuz konusunda senden farklı düşünmüyorum. Ancak, yeni alfabemizin üzerinden çok çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen kaçınılmaz ayrışma başlamış durumdadır ve makas giderek açılacaktır. Söylemeye çalıştığım bu. Bu durumda, belki uzun vadede bizde de "spelling bee" saçmalıkları yapılmaya başlar.
Örneğin "demeyeceğiniz" biçiminde yazmak gerekirken yine değişmiş telaffuza uydurarak "demiyeceğiniz" biçiminde yazmıyoruz. Eğer imla (spelling) konusunda yeterli eğitim olmazsa, çocuklar, "göreceğim" yerine "görücem", "vaat etmek" yerine "vâdetmek", "yaptığınız" yerine "yaptıınız" yazabilirler. Hatta Anadolu'nun çeşitli yörelerinde İstanbul ağzı dışında konuşanlar, konuştukları gibi yazmaya kalkarlarsa imla birliğini tümden yitiririz. Belki de Türkçe'nin bu "okunduğu gibi yazılma" özelliğine fazlaca güvenip rehavete kapıldığımızdan olacak, "imla"mızın iyice bozulduğunu fark ediyorsundur.
Sevgiler.
Hem yazı konusu, hem yapılan kommentler için teşekkürler...
Yazıdaki 'okuma' örneği - benim rusça aynı şeyi denemeye sevk etti. Deneyimin sonucunu paylaşıcağım.
Selamlar,
Örnek verdiğiniz cümlede iki f saydıktan sonra ek bilgilendirmeyi okudum ve sıfırdan sayarak aslında dört f olduğunu fark ettim. İlginç bir test olmuş. :)
Şükranlarımı sunarım.
bu güzel anlatımınız içiin teşkkürler
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home