| Haydi pazarlamacılar, pazara!

Her mecra, kendine özgü yeni türlerin gelişmesini sağlıyor. Nasıl gazeteler tefrika, köşe yazısı gibi edebi türleri doğurduysa, TV de dizi, klip, belgesel gibi yeni türlere yataklık etti. Mecra, bu gibi yeni doğumlar için rahim işlevi görüyor. Bloglar gibi, internetin rahminde de yepyeni doğumlara tanıklık edeceğiz. Gazeteci Fatih Pınar, NTVMSNBC için, foto-röportaj adını verdiği çalışmalar yapmış. Enfes gazeteci fotoğrafları eşliğinde temayla ilgili otantik sesleri bir dosya olarak bir araya getirmiş. Pazaryerlerinden Maslak'ın suretine, 31 Aralık'tan bayram günlerine, 23 Nisan'dan 1 Mayıs'a, dolmuşlardan Tarlabaşı’nın arka sokaklarına, toplu iftar yemeklerinden Kurban Bayramı'na kadar birçok temayı, işe yüreğini de katarak tam kalbinden işlemiş. Gerçi, NTVMSNBC, çalışmaların kıymetini sanırım pek kavrayamamış olacak ki, ilk sayfada duyurusu bile yok.

Duran sabit kareler, izleyicisine “Sen de dur. Dur, düşün, duy, anla!” diyerek feryat ediyor. Feryat ediyor.

“Şefik Hayatından Memnun!” adlı klipte Başkale'den ekmek parası için İstanbul'a gelen, altı yıldır İstanbul'da hurda kağıt toplayıcılığı yapan Şefik konuşuyor: “Mutlu bir aile hayatım var. Altı sene içersinde bir sene sıkıntı çektim. İnşallah iyidir yani, ben hayatımdan memnunum. Allah'a çok şükür. Zengin olursam, fakirler benim devamlı gönlümdedir. Fakir fukaraya verecem. Para hırsı, mal hırsı hiç kalbimde yok. Param olursa gidecem Van gölünün kenarına güzel bir ev yaptıracam. Evine helal lokma getirecen, helal yiyecen, helal yatacan, helal kalkacan...”
Yaaa, işte böyle... Şefik altı senedir hurda kağıt toplayıcılığı yapıyor, sadece bir sene sıkıntı çekmiş. Şu anda hayatından çok memnun!
[ FOTO-RÖPORTAJ | FATİH PINAR ]

















3 YORUM:
"KLİPLERE LİNKLER BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ" biraz garip olmuş. Yazının başından sonuna dek bir link aradı gözlerim ama yoktu. Son ibare ile ana sayfaya dönüp linki bulmam gerekti.
Acaba "bakalım bulabilecekler mi" gibi bir oyun muydu bu? Linklememenizin özel bir nedeni var mı?
Uğraştırdığım için özür dilerim. Haklısın. Linki daha önce vermiştim, yazıyı sonra yazdım. Biraz da acelem vardı, nasıl olsa orada var diye yazının sonuna böyle bir ibare koydum. Sakıncalarını düşünememişim. Özel bir neden, kasıt veya oyun yok. Şimdi düzeltiyorum.
Aslında yazılarınızdan aldığım feyz ile altında "okutma"nın yatabileceğini düşündüğüm için böyle bir soru sormuştum. Lütfen yanlış anlamayın.
Eğer yazınız linkli olmuş olsaydı -itiraf ediyorum- yazınızı okumadan fotoğraflara o demin gördüğüm güzelliklere dalardım.
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home