| Bu kitabı okumayın!
Mehmet Doğan’ın, birçoğu Altı Üstü Tasarım’daki yazılarından oluşan ve Mayıs ayında yayınlanacak olan Teknoloji Kimin Umurunda [*] [**] adlı kitabını niye alacaksınız ki? Yazıları okumadınız mı? Veya okuyamaz mısınız? Buradan bakınca bu kitaba sahip olmak anlamsız görünüyor. Ancak ünlü iletişim kuramcısı Marshall MacLuhan’ın baktığı yerden (Medium is the message.) hiç de öyle görünmüyor. MacLuhan “Kitabı da okuyun.” diyor.Doğan’ın bir örneğinden yola çıkarak şöyle bir yargıya ulaşıyorum: Videoda seyrettiğiniz filmi daha sonra sinemada izlerseniz, aslında videoda başka bir film izlemiş olduğunuzu farkedersiniz.
Evet, bu kitapta Altı Üstü Tasarım’dakilerden belki de çok farklı şeyler yazmayacak, ama siz farklı şeyler okuyacaksınız. Çünkü “mecra, mesajın kendisidir.”
















4 YORUM:
Internet ve web benim hayatimi kazandigim, gecimimi sagladigim bir sektor. Fakat bu kitabi yazmaya karar vermemin bir nedeni de sektore karsi olan biraz nankor bakis acim. Bizler, web ve Internet'i cabuk tuketiyoruz. Oylesine ki websitelerine ve icindeki bilgilere fast-food yiyeceklere gosterdigimiz bakis acisiyla yaklasiyoruz. Cabuk tuketim, cogu zaman yalanci siskinlik ve kisa bir sure sonra yeniden aclik hissi. Fakat bana kitaplar nedense daha farkli geliyor. Kitap, biraz olsun taahhüt istiyor. Zaman istiyor. Kitabin basina oturup, okuyup, sindire sindire tuketmek gerekiyor.
Yani ayni bilgiler, ayni icerik farkli yaklasim. En azindan ben oyle dusunuyorum. Yoksa marul her resturantta marul :)
"Medium is the message." sozunu cok ama cok yanlis yorumladigini fark ettim.
birebir cevirisi olan, mecra mesajin kendisidir cevirisi, Marshall MacLuhan 'a karsi yapilacak en buyuk haksizliktir.
Sana ne oldugunu soyleyerek ukalalik yapma hakkini gormuyorum, fakat en azindan ne olmadigini soyleyebilirim.
LUtfen, biraz arastir. Sevgiler
sinemada film izlemek nasıl farklı bir duygu ise, kitaptan yazılanları okumak da çok farklı,, ayrı bir his. kağıt kokusunu seviyorum ama computer kokusuna çokta alıştığımı söyliyemem. eline sağlık mehmet doğan...
Bir küçük postanın yorum sayfalarının MacLuhan tartışmaya elverişli olmadığını kabul etmek gerekir. Bu arada, maalesef üslup düzeyini mecranın belirleyemediğine de tanıklık etmiş oluyoruz.
MacLuhan'a bilmeden de olsa haksızlık yapmak istemem. “Medium”un “mecra” olarak mı, “araç” olarak mı, “ortam” olarak mı, yoksa bambaşka bir şey olarak mı çevirilmesi gerektiği kararını tek başıma verebilecek durumda değilim. Yüzlerce kişinin Türkçe’ye “Mecra mesajdır.” olarak çevirdiği ifadeye, sadece daha iyi anlaşılması için “kendisidir” biçimimde bir ekleme yaptım, o kadar.
Bunun nasıl anlaşılması gerektiğine gelince... Yukarıdaki parağrafta sözünü ettiğim gibi, “medium”u hangi Türkçe sözcükle karşılarsanız en azından o kadar farkı “okuma”nın oluşabileceğini görürüz. Sizin “okuma”nızı da öğremek isterdim. Öğrenmeye açığım, üslup dışında en ağır eleştiriyi bile kazanç olarak görürüm.
Küçük bir benzetme, elbette MacLuhan’ın kuramını izaha yetmez. Ancak vahim saptırmalar ortaya çıkıyorsa da hemen düzeltirim. Yeter ki ikna olalım.
“Meidum is the massage”la (message değil) ilgili olarak İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndan Esra Ercan'dan küçük bir alıntıyla da kendimi tartışmanın birazcık kenarına çekiyorum:
“Mc Luhan tam bir aforizma ustasıydı, Heidegger gibi o da kelime oyunlarını severdi, Bu yüzden McLuhan'ın eserlerini Türkçe'ye çevirmek çok zordur ve bugüne kadar Türkiye'de McLuhan çevirisi yapılmamıştır. The Medium is the Message (Araç Mesajdır) adlı kitabı belki de bunun en güzel örneğidir. Mc Luhan'ın bu başlıkla anlatmaya çalıştığı, hiç şüphesiz iletilen mesajların iletim sistemlerinden bağımsız düşünülemeyeceğidir. Bu saptama medya determinizminde ulaşılabilecek son nokta olarak değerlendirilebilir. Eğer içeriği şekillendiren araç ise, “ne” dediğimiz söyleyeceklerimizi “nasıl” ileteceğimizi belirlemekten daha önemsiz hale gelmiş demektir. McLuhan'ın teknolojik determinizme olan inancını en iyi “araçlarımızı biz şekillendiririz ve karşılığında da onlar bizi şekillendirirler” cümlesi anlatmaktadır.
Mc Luhan'a göre Gutenberg'le başlayan matbaa devrimi, sanayi devriminin öncülüdür. Matbaanın öngörülmemiş bir sonucu, toplumun parçalanmasıdır. McLuhan'ın iddiasına göre okurlar artık okuma işini bireysel olarak gerçekleştirecekleri için diğerlerinden ayrılacaklar ve birbirlerine yabancılaşmaya başlayacaklardı. Mc Luhan bunu şu cümleyle açıklıyordu: “Matbaa denilen aygıt taşınabilir kitabı yarattı, böylece insanlar kendi özel alanlarında diğerlerinden yalıtılmış olarak okuyabilir hale geldiler.” Bununla birlikte McLuhan, eletronik medyayı dünyayı algılamanın kolektif yollarına bir tür geri dönüş olarak değerlendirmektedir. McLuhan “küresel köy” kuramını elektronik medyanın insanlığı yeniden birleştirdiği saptaması üzerine oturtmaktadır. Ne yazık ki McLuhan'ın ömrü, yazılı metni ve elektronik kitle iletişim araçlarını bünyesinde eritip birleştiren Interneti görmeye yetmemiştir, yine de o bunu bir ölçüde öngörebilmiştir.”
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bir Bağlantı Yarat
<< Home