| Şu tuzluğu uzatır mısın?

Daha önce iletişimde “ne” ve “nasıl”ın birbiriyle ilişkisini irdeleyen “Bu reklamın yu-es-pi’si ne oluyor şimdi arkadaşlar?” ve “Güzellik bizzat mesajın kendisi olur bazan...” başlıklı iki yazı kaleme almış, başka yazılarım arasında da konuyla ilgili görüşlerimi dile getirmiştim.
Bir psikoloji deneyi... Amerikan üniversitelerinden birinin kampüsünde kızlı erkekli yirmi grup oluşturup yirmi dakika içinde birbirlerine sadece tek bir şey söylemelerine izin verilir. Ama aşk ve sevgiyle hiç de ilgisi olmayan bu sözü arkadaşlarına tutku, aşk ve sevecenlikle, bir aşığın sevgilisine “Seni seviyorum.” derkenki duyguyla söylemeleri istenir kendilerinden...
Sonuçlar büyük dilinizi bile yutmanıza yetecek kadar şaşırtıcıdır. Çiftlerin yarıdan fazlası deneyden sonra flört etmeye başlamışlar, hatta bir çift de daha sonra ilişkilerini evlilikle noktalamışlardır.
“Ne” söylemek istersen iste, “ne”yi “nasıl” söylediğin, “ne” söylediğini de belirleyen bir husustur. “Ne”yi “kim”in söylediği de öyle tabii ki... Söylenen sözler, mesajın sadece küçük bir bölümünü oluştururlar.
Bu örnekte ise “ne” söylediğinin neredeyse hiçbir önemi kalmamış, “nasıl” söylediğin tek belirleyici oluvermiştir. Ses tonu, ses yüksekliği, konuşma hızı, bakışlar, belki bazı jest ve mimikler alelade bir lafı bir aşk mesajına dönüştürmeye yetmiştir.
Laf neydi diye merak ettiniz tabii... Başlıkta yazmıştım: “Tuzluğu uzatır mısın?”































9 YORUM:
Son günlerde okduğum en güzel yazılardan biri. Gerçektende çok doğru bir tespit yapılmış. katılmamak elde değil.
Fakat şu "tuzu uzatır mısın?" cümlesi aklıma kazındı sofrada aklıma gelir durur :)
reklam designer, bende de aynen oyle..Ama, bizde "tuzlugu uzatir misin?" diye bir sozu aynen kullanamamanin verdigi bir rahatlik var:)
Bu deneyin tamamini okuyabilsek keshke...Ilginch bir arashtirma..
tuz, sodyum klorür.. kolera hastalarının savaş zamanında arayıp bulamadığı o serum yani...savaş yoksulluk açlık kimsesiz çocuklar..bir gram tuza muhtaç hastalar...
bu arada...canım..."tuzu uzatır mısın?"
...tuza takılmayın.. ya formülüne inin : ) ya da tuz katılan en güzel yemeğe kadar gidin : )
bu sıralı cümlelerin yerini tutabilecek bir tonlama jest mimik hiç bir şey yapılabileceğine inandıramadım kendimi.
bu kadar basite indirebileceğimiz bir tekniğin varlığına inananımız var mı gerçekten? bana çok yapay geldi pratik olarak.. kıssadan hissesi tamam da, bilmiyorum anlayamadım hocam.
Benim bildiğim, bu lafı söylerken bir de çiftlerin birbirlerinin gözlerinin içine bakmasının istendiği.
Ah şu iletişimciler de bizim gözümüzün içine bir baksalar. Neler görecekler, neler... :))
Süper bi yazı teşekkürler
Sevgili Selim,
Her zamanki gibi yine farklı bir bakış...
Fakat, şeytan hemen şurada, ama yine senden yana..
Olayın ev/eş versiyonu şöyle:
Tuzluğu uzatır mısın canım ?
- Çünkü yemek tuzsuz. -
Çok hoş bir yazı.
Aaah, şeytanlar ve melekler:)))
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home