| Yves Saint Lourent’den Adidas’a, Brad Pitt’ten Najib Mahfooz’a bazı yazım kuralları...

Bir marka ismi, metin içinde nasıl yazılır? Herhangi bir sözcük nasıl yazılıyorsa öyle! Özel isim olduğu için büyük harfle başlar, o kadar. Bazı malumatfüruşlar ise, “Bakın, ben markanın nasıl yazıldığını biliyordum.” edasıyla, mesela “Adidas”ı “adidas”, “Sütaş”ı “sütaş” şeklinde yazarlar.
Markaların logoları birer görsel imge olarak yazım kurallarından hepten bağımsız değillerdir, ama yine de Ptt’de olduğu gibi saçmalığa vardırılmadığı sürece logo tasarımcısının kısmi özgürlüğü vardır. O nedenle, marka isimleri özel isim olmalarına rağmen, logo tasarımında küçük harfle başlayabilirler. Hatta DELL gibi, NOKIA gibi tümüyle büyük harflerle de tasarlanabilirler. Çünkü logo, sözcüğün yazı imgesiyle bağlantılı olsa bile, sonuçta resme yaklaşan görsel imge hüviyetindedir.
Bir de IBM (Internetional Business Machines), BMW (Bayerische Motoren Werke), HP (Hewlett-Packard), P&G (Procter&Gamble), HSBC (Hong-Kong and Shanghai Banking Corporation), CA (Computer Assosiation) gibi sözcüklerin baş harflerinden kısaltma olarak geliştirilmiş marka isimleri vardır ki, bunların, yazım kurallarına uygun olarak tümüyle büyük harflerle tasarlanmaları beklenir. Hadi, yine tasarımcının elini kolunu biraz serbest bırakalım, kısaltma bir marka isminin tümüyle küçük harflerle yazılmasını da tasarımsal bir tercih olarak kabul edelim. Ama Ptt, Hscb, Bmw gibi uygulamalar saçmalık kategorisine girerler. Gerçi böyle bir saçmalıkla Ptt dışında karşılaşmadım. Bunu da “Pe-te-te mi, pıtıt mı?” başlıklı yazımda eleştirmiştim.

Bir paragrafta toparlarsak... Metin içinde logo kullanılmaz. Marka ismi logoda küçük harfle tasarlanmış olsa bile özel isim olduğu için metin içinde büyük harfle başlayarak yazılır: “Adidas” gibi... Logo, tümüyle büyük harfle tasarlandıysa da aynı kural geçerlidir, yani büyük harfle başlar, ama diğer harfleri küçük yazılır: “Dell” gibi... Ancak, marka ismi bir kısaltmadan oluşuyorsa metin içinde tümüyle büyük harfle yazılır, logosu tümüyle küçük harfle tasarlanmış olsa bile: HSBC ya da PTT gibi... Bu tür kısaltma marka isimleri, orijinlerini bilmesek bile kendilerini çoğu zaman belli ederler zaten... İki sözcükten oluşan marka isimlerinde iki sözcüğün baş harfi de büyük yazılır: “Coca Cola” gibi... İki sözcüğü bileşik sözcük olarak tasarlanmış marka isimlerinde marka sahibinin tercihine uygun davranmak doğru olur: “Demirdöküm” gibi...
Türkçe’nin bir kuralı da, cümle içinde Türkçe sözcük yerine kullanmak zorunda kaldığımız yabancı sözcükleri tek tırnak içine almaktır. Ama bu kural yabancı özel isimler için geçerli değildir. Marka isimleri de özel isim kategorisinde oldukları için tırnak içine almadan yazılmalıdır. Hemen bir kuraldan daha söz edelim; eğer bir yabancı sözcük Latin alfabesi kullanan dillerden geliyorsa Türkçe’de de orijinal yazımıyla kullanılır: Brad Pitt, Robert Redford, Newsweek gibi.... Arap, Çin, Japon ve Kiril gibi alfabeleri kullanan dillerden gelen sözcükler ise Türkçe fonetiğine uygun olarak, söylendiği gibi yazılır: Dostoyevski, Tolstoy, Mao, Mahmud Derviş gibi... Gerçi bu kural, biraz da kendileri öyle lanse ettikleri için, özellikle Japon isimlerinde ihlal edilmektedir. Bir de Avrupa’ya uğrayıp gelenlerin isimleri yüzünden ihlal ediliyor: Nobel ödüllü Arap yazarın ismini kimilerinin Najib Mahfooz olarak yazmaları gibi... Halbuki bildiğimiz Necib Mahfuz işte!..
Sony, Hyundai ya da Mitsubishi gibi Latin dışı alfabeleri kullananlardan gelen marka isimleri daha kaynağında Latin alfabesiyle yazılarak geldiği için bu konuda bir karmaşa yok.
Sonuç olarak, Ernest Hamingway’i nasıl kullanıyorsak Yves Saint Lourent’i de aynı şekilde orijinal yazılışıyla kullanmamız gerekir. Schaub Lorenz veya Ericsson’ı da...
E, bütün bunların tasası bana mı düştü? Yoo, sadece bazı arkadaşların “Acaba şöyle mi yazmalıyım, yoksa böyle mi?” kaygısı taşıdıklarına eminim; onlara kendimce yardımcı olmak istedim.































7 YORUM:
Çok güzel bir yazı olmuş. Umarım birileri okur da bir şeyler kapar. Ayrıca yeni açtığım bloguma desteklerini bekliyorum ağabey. Siz de benim gibi bu konuda oldukça malzeme bulabilirsiniz, bundan eminim. Yeni blogum:
http://turkcehatalari.com
ne kadar gerekli konulara değniyorsunuz sizi kutluyorum aynı zamanda bloguma bekliyorum lütfen iltetişime geçelim
www.ufukcanli.blogspot.com
ufuk.canli@hotmail.com
Teşekkürler.
Sevgili Recep Hilmi Tufan, ilk malzemeyi yıllar önce kaleme alınmış “Eğer ‘her şey Türkiye için’se, lütfen şu ‘herşey’i düzeltelim” başlıklı yazımla vermiş olayım.
Teşekkürler.
Merhaba,
yazınızda Ptt'den bahsetmişsiniz. Ancak bu konuda üzerinde anlaşılmış ya da daha önce üzerine yazılmış bir "saçmalık" var mı acaba? Bir yazı yazabilir ve görsel örneklerle anlatabilir misiniz?
Ya da yazılmış başka bir yazıya bağlantı verirseniz sevinirim. Yazınız kısa ne açık, ancak bu konu açıklanmadığı için muğlak kaldığını düşünüyorum. Referans güçlendirmek bu açıdan gerekebilir.
Şimdiden teşekkürler.
"Yazınız kısa ve açık..." yazmak istemiştin. Yanlış anlaşıldıysam, düzeltir özür dilerim.
Özür dilerim, yorumu atlamışım, şimdi gördüm. Adsız olduğundandır belki de!
Ptt, hatalı bir uygulama olduğu için benzer örnek bulmak kolay değil. Ama doğruları ortada: BMW, HSCB, IBM gibi..
Yorum Gönder
BAĞLANTILAR:
Bağlantı Oluştur
<< Home